Maden Bölgelerini Yeniden Düzenleyen Yasa Değişikliği Ulusal Madenciliğimizi Olumsuz Etkileyecektir. (TMMOB Maden Mühendisleri Odası Web Sitesi, 05.07.2017)

3213 Sayılı Maden Kanunun 29. Maddesinde yer alan maden bölgelerini yeniden düzenleyen yasa değişikliği ulusal madenciliğimizi olumsuz etkileyecek.

 

İstikrarı yok edecek, adaletsizliğe ve eşitsizliğe neden olacaktır.

 

Ülkemizin ilk maden kanunu 6309 sayılı kanun 1954 yılında, ikinci kanun 3213 sayılı kanun ise 1985 yılında yayınlanmıştır. 1954 yılından 2004 yılına kadar geçen 50 yıllık süre içerisinde sadece bir kez değişen maden kanunu ne yazık ki 2004-2015 yılları arasında 3 kez değişmiştir. 18 Şubat 2015 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 3213 sayılı kanunla değişik 6592 sayılı kanunun yönetmeliği 2 yıl 3 ayı aşan bir süredir hala yayınlanamamış olmasına rağmen; TBMM`de görüşülmekte olan "2/1703 Esas Numaralı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun Teklifi" ne son anda tek bir milletvekilinin imzasıyla verilen bir önerge ile 3213 sayılı Maden Kanunu dördüncü kez değiştirilmiştir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki,

-Sürekli olarak siyasi ve ekonomik istikrardan bahsedilen bir ülkede 2004-2017 yılları arasında geçen 13 yıllık sürede maden kanununun dört kez değişikliğe uğraması madencilik sektörü açısından tam bir istikrarsızlıktır.

-Yaklaşık olarak 3 ayı aşkın bir süredir ETKB yetkilileri tarafından hazırlanmakta olan bu değişikliğin ne ilgili taraflarla, ne ilgili komisyona ne de ilgili yasa gereği plan bütçe komisyonuna sunulmadan son dakikada önerge şeklinde verilmesi anlaşılmamaktadır.

-Maden Kanunu değişikliklerinde sadece istikrarsızlık değil aynı zamanda tutarsızlık ve politikasızlıkta bulunmaktadır. Soma faciası sonrası gündeme taşınan "havza madenciliği" eksik ve yetersiz olsa da 6592 sayılı yasaya girmişti. Bu düzenlemenin üzerinden bir buçuk yıl geçmeden yürürlüğe giren  "Elektrik piyasası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören torba kanunla" kömür madenlerinde ruhsatların bölünerek ayrı ruhsata bağlanması sağlanarak havza madenciliği ortadan kaldırılmıştır.

- Ruhsat güvencesini ortadan kaldıran "Maden Bölgeleri" değişikliği orta ve uzun vadeli planlamaları ortadan kaldırarak istikrara ihtiyacı olan madencilik sektörünün geleceğini tehlikeye sokacaktır.

-Bu değişiklik ile "yerli ve milli madencilik" şirketlerinin elinde bulunan ruhsat sahaları; değişiklikte belirtilen "… ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir." ibaresi ile hukuka aykırı yöntemlerle ellerinden alınacak, birleştirilecek yandaş ve yabancı şirketlere peşkeş çekilecektir.

-Değişiklik önerisinin; ülke madencilik sektörü, üniversiteler, uzman meslek odaları, sendikalar ve kamuoyunun görüşüne sunulmadan, önerileri alınmadan alelacele olarak çıkarılmak istenmesi de bir başka garabettir.

-Çevre, rezerv ve iş güvenliği sorunlarının yaşandığı belirli bölgeler ve maden gruplarının gerekçe olarak gösterildiği düzenlemenin neden tüm ülkeyi ve tüm maden gruplarını kapsar hale dönüştürüldüğü anlaşılamamaktadır.

Yapılan bu düzenleme; ne yazık ki ülkemiz madenciliğini olumsuz yönde etkileyecek, sorunlara çözüm getirmek yerine hem hukuki sorunlara neden olacak, hem de gelişim yönünden ulusal madenciliğimizi olumsuz şekilde etkileyecektir.

Yasa değişikliği incelendiğinde devletin işleyişine ve hukuka uygun olmayan ve yeni sorunlara neden olabilecek hususlara rastlanmaktadır.

-Anayasamıza göre herkes eşittir ve devlet tüm vatandaşlarına, kurum ve kuruluşlara eşit davranmak zorundadır. Devletin ve kurumlarının bu görevini yerine getirmesinde ki yöntemlerden biri de "ihale" uygulaması olup bu uygulama maden kanununda da yer almaktadır. Ancak, değişiklik teklifinin dördüncü fıkrasında yer alan "… Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir. …" ibaresi devlet işleyişine tamamen aykırıdır.

-Değişiklik teklifinin birinci fıkrası ise; kanun tekniğine tamamen aykırı olup muğlak biçimde kaleme alınmıştır. "Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında …" cümlesinde belirtilen yakın kelimesi önemli tartışmalara ve hukuki sorunlara neden olabilecektir.

Yukarıda belirtilen hususlar gereği ETKB tarafından sürekli olarak dile getirilen yerli ve milli madenciliğin gelişimi için, madencilik sektörünün ihtiyacı olan istikrarın sağlanması için, hukukun ve adaletin sağlanması için 3213 sayılı Maden Kanunu` nun 29. Maddesine ilişkin yapılan düzenleme yaşama geçmemelidir.

Saygılarımızla;

 

TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu


Kaynakça: http://www.maden.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=10833&tipi=&sube=0

07.07.2017