Erdoğan’ın Çin Ziyareti ve Stratejik İşbirliği Vizyonu (Stratejik Düşünce Enstitüsü, Prof. Dr. Salih Yılmaz, 30 Temmuz 2015)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping'in davetlisi olarak 28-30 Temmuz 2015 tarihlerinde Çin’i ziyaret etmiştir. Çin ziyareti, Türkiye-Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin özellikle ele alındığı bir ziyaret olmuştur. Türkiye ile Çin arasında ilk diplomatik ilişkiler 1971 yılında kurulmuştur. Bu ilişkiler, ŞİÖ, BRICS ve İpek YoluEkonomi Kuşağı projeleri dolayısıyla son 10 yılda güçlü bir ivme kazanmıştır. Çin-Türkiye ikili ilişkileri 2010 yılında stratejik işbirliği düzeyine çıkarılmıştır. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti sırasında Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping, Başbakan Li Keqiang, Ulusal Halk Kongresi Başkanı Zhang Dejiang ile görüşmüştür. Erdoğan’ın Çin ziyaretine enerji, finans, inşaat, madencilik, lojistik, savunma, tekstil, kimya, elektronik sektörlerinde faaliyet gösteren 100’den fazla DEİK üyesi işadamı da katılmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çin ziyaretinde gündeme gelen belli başlı konular şöyledir:

Ekonomi: İpek Yolu Ekonomi Kuşağı

Çin-Türkiye heyetleri arasında yapılan görüşmelerde özellikle İpek Yolu Ekonomi Kuşağı Projesinin desteklenmesi konusuna görüş birliğine varılmıştır. Türkiye, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı fikrine desteğini vurgulayarak ortak yatırım ve ticaret tekliflerinde bulunmuştur. 

Tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması konusunda Çin, “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Projesi”ni Eylül 2013’te kamuoyuna duyurmuştur. İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Projesi; karayolu, demir yolu ve deniz yoluyla tüm ülkelerin birbirine bağlanmasını amaçlamaktadır. Projenin ilk başlangıç noktası Çin’dir. Çin’in liderliğini yaptığı İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Projesinde asıl amaç Avrupa Birliği ülkeleriyle ticaret hacmini artırmaktır.

Çin, bu proje için 2014 yılında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Fonu kurmuş ve 40 Milyar Dolar kaynak ayırmıştır. Ayrıca bu projeye destek sağlaması için de Kasım 2014’de Asya Altyapı Yatırım Bankası’nı (AIIB) kurmuştur. Bu kaynaklara ek olarak Ocak 2015 yılında Enerji Kalkınma Fonu oluşturulmuştur. Bu fon sayesinde 20 Milyar Dolar yatırım çekilmesi öngörülmüştür. Çin’in İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Projesi 65 ülkeyi kapsamaktadır. Bu proje 21 trilyon dolarlık bir ekonomiyi yakından ilgilendirecektir.

İpek Yolu Ekonomik Kuşağının yeniden canlandırılması Türkiye’nin de gelecek vizyonu içerisinde yer almaktadır. Bu kapsamda Türkiye, Çin'in öncülüğünde kurulması planlanan Asya Altyapı Yatırım Bankası'na kurucu üye olmak istediğini dile getirmiş ve kurucu üyelik için 26 Mart 2015’te yaptığı başvuru kabul edilmiştir. Çin, kuruluş sermayesinin 50 milyar dolarlık kısmını karşılayacaktır. Toplam sermayesinin 100 milyar dolar olması hedeflenen banka,2015 sonunda faaliyetlerine başlayacaktır.  

Türkiye, Asya Altyapı Yatırım Bankasına kurucu üye olarak tüketim pazarı açısından önemli bir bölgenin parçası olmuştur. Türkiye, İpek Yoluna dâhil olan ülkelerde yapılacak projeler için finansman kaynağını Asya Altyapı Yatırım Bankası üzerinden sağlamak için önemli bir fırsat yakalamıştır. Bu projede 3’ü deniz, 2’si kara yolu olmak üzere 5 güzergâhta inşa edilmesi tasarlanan projede her yol mutlaka Türkiye’den geçmektedir. Çin ziyaretinde özellikle demir yoları ile Asya’nın Avrupa ile bütünleşmesi konusunda Türkiye’nin planlamaları ele alınmıştır. 

Milli Paralar ile Alışveriş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Çin ekonomik hacminin gelişmesine destek olmak için özellikle döviz kuru baskısından kurtulmak gerektiği üzerinde durmuştur. Bu amaçla iki ülkenin milli paraları ile alışveriş yapması teklifinde bulunmuştur. Çin tarafı bu teklifi değerlendirmeye almıştır. Çin ziyareti sırasında; Başbakan Yardımcıları Düzeyinde İşbirliği Komitesi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına Dair Anlaşma ile Ekonomik ve Ticari İşbirliği İçin Orta-Uzun Vadeli Kalkınma Planıanlaşmaları da imzalanmıştır.

Çin-Türkiye İş Forumu: Ticaret Hacminin 100 Milyar Dolara Çıkarılması Hedefi

Çin ziyareti kapsamında Pekin’de ülkeler arası ticaret ve yatırımları özendirmeye ve geliştirmeye yönelik olarak Çin-Türkiye İş Forumu 30 Temmuz Perşembe günü Pekin’de gerçekleştirilmiştir. Foruma, Türkiye ve Çin özel sektörlerinden 400 civarında işadamı katılmıştır. Çin-Türkiye arasında ikili ticaretin geliştirilmesi ve ortaklar arasında 100 milyar dolarlık bir hacmin yakalanmasına dair hedefler belirlenmiştir.

Türkiye-Çin İş Forumu kapsamında MÜSİAD'ın Pekin'deki Çin Temsilcilik Ofisi' nin resmi açılış töreni de yapılmıştır.

Milli Savunma: Füze Savunma Sistemi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Çin ziyaretinde gündeme gelen önemli konulardan birisi de “Hava Savunma Füze Sistemi”dir. Türkiye, Eylül 2013’te yapılan füze savunma sistemi ihalesinde 3,4 milyar dolarla en düşük teklifi sunan Çin firmasına müzakerelerde öncelik vermiştir. Fakat yapılan müzakerelerde özellikle ortak üretim konusunda fikir ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Çin ziyareti sırasında anlaşılamayan konular ele alınmış ve anlaşmanın sonuca ulaştırılması için ikili müzakerelerin devam etmesi kararı alınmıştır. Türkiye-Çin arasında ortak silah ve teçhizat üretimi konusunda da görüşmeler yapılmıştır.

Enerji: Nükleer Santral

Türkiye-Çin görüşmelerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de enerji sektöründe yapılacak yatırımlar konusunda bilgi vermiştir. Türkiye’nin 3. Nükleer Santral Projesine Çin’in katılması,Çin’de uygulamaya konulacak enerji projelerine de Türk firmalarının davet edilmesi gündeme gelmiştir.

Eğitim: Ortak Üniversite

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin ziyaretinde Türk-Çin Ortak Üniversitesi kurulmasını teklif etmiştir. Çin tarafı da teklife olumlu yaklaşmış ve çalışmalar yapılması kararlaştırılmıştır.

Doğu Türkistan: Uygurlar

Türkiye-Çin heyetleri arasındaki görüşmelerde diğer önemli konu ise Doğu Türkistan ve Uygurlar olmuştur. Çin Devlet Başkanı, Doğu Türkistan konusunda bilgilendirme yaparak ayrılıkçı ve terör eğilimli Uygurlarla mücadelenin bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu savunmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Çin’in toprak bütünlüğünü desteklediklerini ve teröre karşı olduklarını söyledikten sonra Uygurların Türkiye açısından önemine değinmiş vetarihi birliktelik vurgusunda bulunmuştur. Bu kapsamda terör faaliyetleriyle ortak mücadele ve işbirliği yapılması kararı alınmıştır. Doğu Türkistan’da faaliyet gösteren DAEŞ unsurlarının samimi Uygurları yeni vatan vaadiyle kandırarak Suriye’ye götürdüğü ve DAEŞ saflarında savaştırdığı belgelerle ele alınmıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DAEŞ ile işbirliği yapan Doğu Türkistan İslami Hareketi'ni (ETİM) terör örgütü olarak gördüklerini söyleyerek bu kişilerin İslamı temsil etmediklerini ve İslamı gerçekten yaşayan Uygurlara zarar verdiklerini vurgulamıştır. Erdoğan, Türkiye’nin deterörden etkilenen bir ülke olduğunu belirterek sınırları içinde ya da dışında, Çin’in toprak bütünlüğüne karşı bir kriminal terör eylemini Türkiye’nin kabullenmesinin mümkün olmadığını kaydetmiştir. Çin tarafı ise Türkiye’nin IŞİD ve PKK’ya karşı mücadelesini desteklediğini dile getirmişlerdir. 

Erdoğan, İslam Cemiyeti Temsilcileriyle Görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin İslam Cemiyeti temsilcileri ile görüşmüştür. Cemiyet üyeleri Çin'de 35 bin cami ve 40 bin din görevlisinin bulunduğunu belirtmişlerdir. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Çin İslam Cemiyetinin ortak çalışmalar yapması görüşü üzerinde anlaşılmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin’deki Uygurların ve Müslümanların kendi aralarında birlik beraberlik sağlamalarını, büyüyen ve güçlenen Çin'de Müslümanların yerinin de bununla doğru orantılı olarak yükselmesini temenni ettiğini dile getirmiştir.

Sonuç

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyetin Çin ziyaretinde Çin ile olan ilişkilere stratejik bakımdan yaklaşılmıştır. İki ülkenin stratejik işbirliğinin önemine bağlı olarak ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve siyasi güvenin temelinin sağlamlaştırılmasına dair önemli kararlar alınmıştır. Türk-Çin ilişkilerinin yönü belirlenmiş, içeriği genişletilmiş ve zenginleştirilmiştir. Çin-Türkiye arasında sağlanan siyasi işbirliği ekonomiye de kısa sürede etki edecektir. Zaten ticari anlamda Türkiye ile Çin tarihteki en iyi dönemini yaşamaktadır. Türkiye-Çin arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler açısından bakıldığında bu gezi oldukça faydalı olmuştur.


Prof. Dr. Salih Yılmaz

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tarih Bölümü

01.08.2015