Dünya Bankası'nın büyüme tahmini % 3 (Finans Gündem, Makro Ekonomi, 19 Haz. 2012)

Dünya Bankası, Türkiye'de 2012 yılı için yıllık büyüme tahminini yaklaşık %3 olarak öngördüğünü bildirdi.

 

Dünya Bankası tarafından yayınlanan Türkiye Ekonomi Notunda şu bilgiler verildi: "Yılın ilk çeyreğindeki yurtiçi talepte görülen yavaşlamanın boyutu, baz senaryomuzda öngörülen yumuşak iniş ile tutarlıydı. Önümüzdeki dönemde, ekonomik faaliyetlerin yılın ikinci yarısında ivme kazanacağını düşünüyoruz. Son yapılan idari fiyat artışını hesaba katarak yaptığımız yılsonu enflasyon tahminimizi değiştirmiyoruz (%7). Diğer taraftan, GSYH deflatör hesaplamalarındaki revizyonlar nedeniyle cari işlemler açığı tahminimizi GSYH’ye oran olarak %7.6’dan %7.8’e çıkacak şekilde düzelttik. 

 

  

2012 yılından sonraki makroekonomik görünüm daha olumlu. Hükümetin Orta Vadeli Programı ile uyumlu olarak, büyük oranda özel sektör ağırlıklı, güçlü yurt içi talebe bağlı yaklaşık yüzde beş oranında bir yıllık GSYH büyüme oranı öngörüyoruz. Öngördüğümüz bu büyüme patikası, orta vadede %5.6 oranında bir cari işlemler açığını finanse edecek sermaye akımının olması varsayımına bağlıdır.

  

Enerji fiyatlarında yeni bir artış trendi, başlangıç senaryomuzda aşağı yönlü risk tehlikesi teşkil etmektedir. Enflasyon ve cari işlem dengesi üzerindeki doğrudan etkisi sebebiyle enerji fiyatları kısa vadede önemli bir risk faktörüdür. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın analizlerine göre, petrol fiyatlarındaki 10 Dolarlık kalıcı her bir artış, yıl sonu enflasyon oranını 0.4 yüzde puan olarak yukarı çekmekte bu artış da cari işlem açığını 5.6 milyar Amerikan Doları miktarında genişletmekte ve bu da çıktı büyümesini yüzde 0.5 oranında olumsuz olarak etkilemektedir. Yılbaşından bu yana petrol fiyatları ortalama olarak varil başına 120 Dolar’dı ve bu da bizim baz senaryomuzdaki fiyattan 10 Dolar daha fazladır.

 

 

Dış finansmana bağımlılık hala önemli bir risk faktörüdür. Türkiye’nin güçlü büyüme performansı yurtiçi talep odaklıdır ve dış tasarruflar ile finanse edilmektedir. Ocak 2012 itibariyle Türkiye, dış borcunun 135 milyar Doları’nı gelecek 12 ay içerisinde servis edecektir. 2012 yılı için öngörülen yaklaşık 64 milyar Dolar tutarındaki cari işlemler açığı da bu tutara dâhil edildiğinde Türkiye, bizim mevcut durum senaryomuza göre 2012 yılında 200 milyar dolar tutarında dış finansman çekmek zorundadır.   

 

2010 ve 2011 yıllarında, gevşek küresel likidite koşulları ve güçlü risk iştahı Türkiye’nin büyük cari işlem açıklarını finanse etmesini sağlamıştır. Ancak, 2012 yılının ilk dönemlerinde yapılan büyük çaplı likidite enjeksiyonlarına rağmen, Avrupa’da görülen kamu borç krizi kaldıraçsızlık sürecine neden olmuştur ve risk iştahını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Şu ana kadar, Türkiye ilk çeyrekte bu süreçten önemli ölçüde etkilenmese de sermaye girişlerinin aniden durması senaryosu karşısında hala hassas bir durumda bulunmaktadır.

 

 

 

Yapısal reformlar, orta vadeli hedeflere ulaşmak ve Türkiye’nin dış kırılganlıklarını azaltmak açısından önemli rol oynayacaktır. 2012 yılındaki önemli reformlar Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına yönelik ikincil mevzuatı ve işletme kaydını kolaylaştıran önlemleri, yeni İstihdam Stratejisinin kabul edilmesini, yurtiçi tasarrufları artırmak ve sermaye piyasalarının işlevselliğini iyileştirmek için gerekli önlemleri (Sermaye Piyasası Kanunu, özel emeklilik fonlarıyla ilgili kanun, banka statüsünde olmayan finansal kuruluşlar mevzuatı, altın birikimlerinin finansal siteme entegre edilmesi de dahil olmak üzere) ve sağlam mali politikaların sürdürülmesini kapsamaktadır"

 
19.06.2012