Çocuğunuzla Doğru İletişimin İpuçları (Türkiye Sağlık Vakfı Web sitesinden alıntı, 10.12.2016)

Sağlıklı toplumun temelinin, doğru iletişimden geçtiğini söyleyen Prof. Doğan Cüceloğlu, sağlıklı iletişimin de toplumun en küçük birimi olan ailede başlaması gerektiğine vurgu yaptı.

 

İletişim psikolojisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu , “Sağlıklı Aile ve Sağlıklı Yönetim” isimli söyleşide anne – babalara seslendi.

 
Söyleşide; iyi ebeveyn olmakla iyi yönetici olmak arasındaki bağlantıya dikkat çeken ve “Doğru iletişim aileden başlamalıdır” diyen Cüceloğlu, şöyle konuştu: 

 

Eşlerin kendi aralarında, çocukların ebeveynleriyle, öğretmenin öğrencisi ile ya da yöneticinin çalışanıyla doğru iletişimi kurması çok önemli. Ne dediğimizi anlatabilirsek ve karşı tarafın ne dediğini anlayabilirsek, birbirimizi anlayabilmemiz ve uyumla hareket etmemiz mümkün hale gelir. Birbirini dinlemek, karşısındakine söz hakkı vermek ve farklı fikirlere saygı duymak uygar bir toplumda iletişimin vazgeçilmez koşullarından biridir. Toplumun en küçük birimi olan aile içi iletişim de bu yüzden ayrı bir önem taşıyor. O yüzden diyoruz ki, ilk olarak aile içinde başlaması gerekiyor sağlıklı iletişimin. Aile içinde iyi bir iletişim kurabilen çocuklar, hayatının ileriki, evrelerinde de bu alışkanlığını sürdürecektir. Bu nedenle anne babalar önce çocuklarıyla doğru iletişimi kurmaya önem vermeli, bu konudaki bilgilerini geliştirmeli.”

 

“3 Yaşına Geldiğinde Aile İçinde Sorumlulukları Olmalı” 


Dünyaya gelen bir bebeğin 6 saat sonrasında çevresinde olup biteni hissetmeye başladığını söyleyen Cüceloğlu, “Bebeğin tepkilerine önem vermek ve onunla henüz küçük de olsa doğru iletişim kurmak önemli. Öyle ki çocuk 3 yaşına geldiğinde aile içerisinde sorumluluk alabilen bir birey haline gelmeli. Anne babaların yaptığı en büyük hatalardan biri çocuğu adam yerine koymayıp, koyuyor gibi yapmak” dedi. 

“Çocuğunuzun Heyecanlarını Önemseyin”


Hayatı çocukların gözüyle görmenin çok önemli olduğunu belirten Prof. Cüceloğlu sözlerine şöyle devam etti: 

 

“Mutlu olan bir insanın ilk tepkisi bu duygusunu en sevdiği ile paylaşmaktır. Çocuklar da aynı şekilde çok heyecanlandıklarında hemen en sevdiği kişinin yanına gidiyor ve yaşadıklarını anlatıyor. Anne babaların onların bu heyecanlarına mutlaka kulak vermeleri gerekiyor. Aksi takdirde çocuk o sırada kendini önemsiz hissetmekten, aşağılanmaya kadar birçok duyguyu beraberinde yaşıyor. Oysaki o sırada anne-babasının onun heyecanını paylaşması çocuğun kendini önemli hissetmesini sağlıyor.”

 

“İnsan İnsanla Konuşmadan Uygar Bir Toplum Olamaz”


İletişim psikolojisi üzerine yayınladığı kitaplarıyla anne babaların yakından takip ettiği Cüceloğlu, “Görüyoruz ki pek çok anne baba çocukları iyi yetişsin diye, birçok kursa gönderip, farklı bilgiler edinmesini sağlamaya çalışıyorlar. Elbette çocuğun farklı fikirler edinmesi önemli. Ancak çocuklarınızı yetiştirirken adeta ‘kültür robotu’ olarak yetişip yetişmediklerine dikkat etmelisiniz. Bu çocuklar çok şey bilebilirler ama bu bilgileri hayata uygulamak, sorunlarını daha iyi çözmek, dolayısıyla kişiliklerini geliştirmek için mi kullanıyorlar? Bu soru, çok önemli bir sorudur; o yüzden diyoruz ki biz, çocuğunuzun bir kültür robotu gibi gelişmesine izin vermeyin, kişiliğinin gelişmesine önem verin. Çocuğunuz kendinin bilincinde olarak yetişirse olaylar onu yönetmez. O, seçimleriyle olayları yönetir. Bu nedenle mutlaka onların fikirlerini önemseyin, kendilerinin bir birey olduklarını hissetmelerini sağlayın” diye konuştu.

Kaynak: Türkiye Sağlık Vakfı Web Sitesi (www.saglik.org.tr) 

10.12.2016