Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ''Çevre ve Madencilik Sempozyumu''na Katıldı. (Bakanlık Web Sitesi-16 Kasım 2012)

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, maden kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda değerlendirilmesinin önem arz ettiğini ifade etti.

 

Bakan Bayraktar, Trabzon'da düzenlenen Çevre ve Madencilik Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, sempozyumu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün öncülüğünde, madencilik ile ilgili uygulamaların güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için düzenlendiğini belirtti.


Madenciliğin, en yüksek katma değer ve istihdam kapasitesine sahip sektör olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, şunları söyledi:

 

''Ayrıca madencilik, ülkelerin kalkınmasında stratejik öneme sahiptir. Madencilik, bir yandan oluşturduğu yüksek katma değer ile toplumların refah düzeyini doğrudan etkilemektedir, diğer yandan sağladığı ham madde, ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetler ile de sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesini temin etmektedir. Gelişmiş sanayi ülkelerinin hemen hepsinde madencilik sektörü, ekonomik kalkınmayı başlatan öncü sektör görevini üstlenmektedir. Günümüzde madenciliğin gayrisafi milli hasıladaki payı ABD'de yüzde 4.2, Kanada'da yüzde 7.5, Avustralya'da yüzde 8.7'dir. Ülkemizde ise bu oran yüzde 1.5 gibi son derece düşük bir seviyededir. Bu durum, sahip olduğumuz yer altı servetiyle kıyaslandığında üretimimizin iç açıcı olmadığını göstermektedir. Bu nedenle maden kaynaklarımızın sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda değerlendirilmesi önem arz etmektedir.''

 

Madenlerin bulundukları alanda çıkarılma zorunluluğu olduğundan dolayı madencilik faaliyetlerinin jeolojik yapıyı, yer altı ve yer üstü suyunu, toprak ve bitki örtüsünü doğrudan etkilediğini kaydeden Bakan Bayraktar, şöyle devam etti:

 

''Toz, gürültü, vibrasyon, atık gibi faktörler ile de çevreye yönelik, dolaylı etkiler oluşturmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak, madencilik sektörümüze her türlü desteği ve kolaylığı sağlıyoruz. Ama bunun yanı sıra çevre duyarlılığımız açısından da sektörü gerektiği gibi denetleyeceğiz. Çünkü çevre politikalarımızın ana unsuru kirlenmeyi engelleyerek çevrenin korunmasını sağlayacak tedbirleri önceden almaktır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çevre politikasının uygulanmasını sağlayacak en önemli kanıt çevresel etki değerlendirmesidir. Yürüttüğümüz çalışmalar bu değerlendirme çerçevesinde yapılmaktadır. Madencilik sektörü çevrenin en önemli aktörlerinden biridir. ÇED kararlarına baktığımızda madencilik sektörü yüzde 55 ile birinci sıradadır. Tüm sektörlerde olduğu gibi madencilik sektöründe de para kazanmak, değer üretmek elbette önemli ama aynı zamanda çevreyi ve insanı korumak ondan daha önemlidir.''

 

Çeşitli vesileler ile dile getirilen sorunların çoğunu çözdüklerini ve çözülmesi noktasında destek olduklarını belirten Bakan Bayraktar, şöyle konuştu:

 

‘’Çevre için şeffaf bir yaklaşım benimsedik ve daima sektöre açık olduk. Madencilik sektörünün sorunlarının çözümü noktasında sektörle ilgili gerekli mevzuat güncellemeleri sektör temsilcilerinin görüşleri alınarak yapıldı. Sondaj ve krom atıkları ile ilgili sorunlar Çevre Yönetimi kanalıyla bir genelge yayımlanarak çözüldü. Zeytin ağaçları ile ilgili sıkıntılar vardı. Bir tane bile olsa zeytin ağacı, maden işletmecisi için engeldi. Bakanlığımızın desteği ile yapılan yönetmelik değişikliği sayesinde bu sorun da çözüldü. Taşra teşkilatı ile uygulamada birlikteliği sağlamak için eğitim çalışmaları yürütüldü. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu tarafından yürütülen madencilik ilgili tüm izinlerin ÇED içine alınması planlamasına destek olundu. Bu uygulama madencilik sektörü açısından bir devrim niteliğinde görülmektedir.’’

 

-‘’Çevreyle barışık kalkınma anlayışı gerekli’’-

 

Bakan Erdoğan Bayraktar, dünyanın hızla gelişirken çevre sorunlarının da zamanla tüm insanlığı tehdit eder hale geldiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

 

''Çevreyle barışık bir kalkınma anlayışının gerekliliği ortadadır. Bakanlık olarak madencilik sektörü açısından da bu anlayışı benimsiyoruz. Çevre ve insan sağlığı için gereken önlemleri almakta tereddüt etmedik ve etmeyeceğiz. Kırma-eleme tesisleri artık kapalı ortama alınacaktır. 1 Ocak 2013 tarihine kadar bu işlemler bitirilmelidir. Toz çıkaran ünitelerini kapalı ortama almayan müesseseler kapatılacak. Bu konuda çevre duyarlılığımızın gereğini tavizsiz bir şekilde yerine getireceğimizden de kimsenin şüphesi olmamalıdır.''

 Sempozyuma, Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, AK Parti Trabzon Milletvekili Aydın Bıyıklıoğlu, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu da katıldı.
18.11.2012