Yunus Emre, Kabri Başında Anıldı (Eskişehir- Mihalıççık, Yunus Emre, 06 May 2015)

Büyük Türk düşünürü, tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre, Eskişehir'in Mihalıççık ilçesi Yunus Emre Mahallesi'nde, kabri başında anıldı.

Düzenlenen anma programına; Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Vali Güngör Azim Tuna ve eşi Pervin Tuna, Eskişehir Milletvekili Salih Koca, Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdülkadir Adar, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Vali Yardımcıları Ömer Faruk Günay ve Cafer Yıldız, İl Müftüsü Niyazi Ersoy, Mihalıççık Kaymakamı Cüneyt Manisa, kamu kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Program, Yunus Emre’nin ilk mezarının bulunduğu yer, ardından naaşının taşınarak anıt mezara konulan kabrin protokol tarafından ziyaret edilmesi ile başladı.  Burada Bakan Avcı ve Vali Tuna, Yunus Emre’nin anıt mezarına çiçekler koyarak, gülsuyu ile yıkadı.  Daha sonra İl Müftüsü Niyazi Ersoy tarafından dua ettirildi ve ardından Kur’an-ı Kerim Tilaveti okundu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın hep bir ağızdan okunmasından sonra programda bir konuşma yapan Bakan Avcı, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri için Vali Tuna’ya ve Türk Dünyası Vakfı yetkililerine teşekkür ettiğini söyledi.

Yunus Emre’nin daha iyi tanınması için çaba gösteren bütün şair ve yazarlara teşekkür eden Bakan Avcı, gençlere ve çocuklara yönelik şöyle konuştu:

"Gençlere okumaları için, Yunus Emre'yi anlatan Sezai Karakoç'un 'Yunus Emre' kitabını, Burhan Toprak'ın 'Dil ve Sanat' kitabında yer alan, Yunus Emre'yi anlatan 'Ballar Balını Buldum' bölümünü tavsiye ediyorum. Gençlere her konuşmamda kitap tavsiye etmeye çalışıyorum. Bugünlerin havasına, haletiruhiyesine çok uyan bir Yunus Emre şiiri okumak istiyorum; (Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı. Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz.)" 

Bakan Avcı sözlerinin sonunda, kabrin düzenlenmesine emeği geçen Abdülbaki Gölpınarlı’yı rahmetle yad etti.

Yunus Emre’nin 8 asır ötesinden insanlara şöyle seslendiğini söyleyen Vali Tuna ise, şöyle konuştu:

“Geç benlik davasından, söyle sözün hasından.” 

“Sözün hası” dediği sözleri hakkında Yunus’un bize bir de vasiyeti vardır. Hakk âşığı Can Yunus der ki:

Yûnus senin sözlerin ma'nadır bilenlere 

Söyleyeler sözünü devr-i zamân içinde

Bu bakımdan onun devirler ve zamanlar içinde söylenmesini istediği sözlerini doğru anlamalı, anladığımıza eğrilik katmadan doğru yorumlamalı ve doğru anlatmalıyız. Öyle ki dergâhtan içeri eğri odunu bile sokmayan Yunus’un bu hassasiyetine layık olarak onun sözlerinin manasını iyi değerlendirmeliyiz. Bu hususta söylenebilecek ilk doğru ise şöyledir: Yunus’un sözlerinin asıl kaynağı İlahi Kelam’dır. Nitekim Yunus bununla ilgili olarak şu dizeleri nakşetmiştir gönül duvarımıza:

“Yûnus’un sözi şi’irden ammâ aslı Kitâb’dan” 

Bu dize ile aşkını ve şiirini besleyen ilahi kaynağı açıkça belirtmiştir Yunus. Bu bakımdan bizler de onun asıl aşkını kelimeleri eğip bükmeden, lafı dolandırıp bulandırmadan tıpkı onun gibi açık ve net bir şekilde söylemeliyiz. Hâl böyleyken onun insan sevgisi boyutunu ona “hümanist” diyerek daraltmak Yunus’a yabancı bir gözle, dışarıdan bakmak demektir. Nitekim o; yüzyıllar öncesinden kendini açıkça ifade etmiş ve demiştir ki: 

“Bizim sevdiğimiz Hak'tır bu halka göz ve kaş gelir” 

Tasavvufi olarak derinlemesine yorumlanabilen bu dizenin hiçbir yoruma meydan bırakmayan temel ifadesi şudur elbette: “Bizim sevdiğimiz Hak’tır”. Onun,  insanları sevmesinin ve bütün cümle âlemi kardeş tutmasının özünde ve sevgisinin merkezinde Hak vardır. Yunus’un insan gönlünü Kabe’den üstün tutmasının nedeni de Hak’tır. Çünkü gönül, Hakk’ın durağıdır, gönül evini incitmemek için gösterilen incelik ise evin asıl sahibine olan hürmetten ileri gelmektedir. 

Gönül hatır bilmeyi; insanı insan yapan, temel insanî değer olarak nitelendiren Yunus Emre gönül evinin sahibini bilmeyenler için “âdemden tutmayalar” diyerek, âdem olmak ya da olmamak arasında ince bir çizgi çizmiştir.

Kim güzel bir iş yaparsa “Onun iyiliğini artırırız” diyen Yaradan’a iman etmiş Yunus bu yüzden “bir” iyilikten, güzel “bir” işten yola çıkmamızı ister ve şöyle der: 

Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise 

Yarın anda karşı gele Hak şarâbın içmiş gibi 

Yaptığımız zerre iyiliğin dahi kaybolmayacağı bir gün için Yunus bize “bir” hastayı ziyaret etmek ve “bir” içim su vermek kadar kolaydır “bir” iyilik, der.
 

Sözünün aslı Kitap’tan olan Yunus, insana “şah damarından daha yakın olduğunu buyuran Rabbinin âyetlerini okumuş ve ardından arı duru Türkçesiyle şu dizeleri söylemiştir: 

İstemegil Hakk'ı ırak gönüldedir Hakk'a durak 

Sen senliğin elden bırak tenden içeri cândadır

Yunus’un “Gelin tanış olalım” çağrısını hemen hepimiz biliriz. Bir de “Gelin bugün yanalım” der tanışlara. Bunun sebebini de şöyle açıklar:

Gelin bugün yanalım yarın yanmamak için 

Ölelim ölmez iken yine ölmemek için 

Bugün “aşk”la yanalım, aşk ateşi yaksın gönülleri ki yarın rûz-ı mahşerde pişmanlık ateşi sıçramasın yüreğimize. “Ölmeden önce ölünüz”. Bu hadis-i şerifi arı, duru Türkçeyle ne güzel söylemiştir şair: “Ölelim ölmez iken yine ölmemek için”. Gaflet uykusundan uyanmak için ölmeyi beklemeyip bugün uyanalım. İş işten geçmeden, der Yunus ve bu durumda bize tavsiyesi şöyledir:
 

Tartalım günâhımız arttıralım âhımız 

Edelim hesâbımız, hesâp olmamak için

Bir iç muhasebesiyle içimize yönelmeyi, kendimizi sorgulamayı öğütler. Ve bize bir çıkış kapısı da sunar Yunus ve der ki:

“Kogıl ayruk sözü -yani başkalarını konuşmayı bırak- sen seni gözle 

Senin suçun ile sen seni yüzle” 

Yani diyor ki Yunus: “Başkalarının ayıbını arama, kimseyle uğraşma, kendi kalbine bak, kendi yanlışlarınla yüzleş.”

Çağları aşan bir çağrıdır Yunus ve insanlığı sevgiye davet eder. Der ki:

Gelin tanış olalım işi kolay tutalım 

Sevelim sevilelim dünyâ kimseye kalmaz 

Madem dünya hiçbirimize kalmayacak:

O hâlde gelin tanış olalım, konuşalım, anlaşalım.

O hâlde gelin işi kolay tutalım. İyilik, güzellik ve hayra yönelik her işi destekleyelim. 

O hâlde gelin sevelim, sevilelim. Unutmayalım ki insan sevdiği kadar sevilir. 

O hâlde gelin Yaradan’ı ve Yaradan’dan ötürü cümle mahlûkatı çıkarsız, hesapsız, içten pazarlıksız sevelim, sevilelim. “

Eskişehir’i Türk dünyasının kalbinin attığı yer olarak işaret eden Vali Tuna, konuşmasının sonunda şunları söyledi:

“Türk dünyasının kalbinin attığı Eskişehir’de her geçen gün artan bir heyecanla biz bu çağrıyı kesintisiz tekrarlamak azmindeyiz.  Yunus’u anlamak ve anlatmak yolunda ürettiğimiz projeler, filmler, çok sayıda kitap ve yayınlarla önemli merhaleler kat ettiğimize inanıyoruz. Bizi ebedi mutluluğa götüreceğine dair ümidimizin olduğu bu yolda elimiz erdikçe, dilimiz döndükçe, kalbimiz attıkça iyiliğe, güzelliğe, hayra ve barışa dair işler üretmeye devam edeceğiz.
 

Bu duygu ve düşüncelerle; sözleri gönül memleketimizde yankılanmaya devam edecek olan Hak âşığı Yunus’u bugün burada bir kez daha rahmetle anıyor, hepinizi en kalbi hislerle selamlıyorum.”

Konuşmaların ardından program, Yunus Emre ilahileri ve şiirlerinin seslendirilmesi, Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Öğrenci grubu tarafından şiir okuması, ney dinletisi, Osman Vahit Özdal’ın Konseri, Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Sanat Tasarım Öğretmeni Bala Arı tarafından hazırlanan “Bana Seni Gerek Seni” adlı serginin gezilmesi ve geleneksel Yunus Emre aşının ikramı ile sona erdi.

Kaynak: http://www.eskisehir.gov.tr/tr/haberler/6494-yunus-emre-kabri-basinda-anildi-6494.html

NOT: Fe-Ni Madencilik Ltd. Şirketi Yöneticileri anılan Anma Gününe katılmışlardır.

07.05.2015