Orta Vadeli Program problem yarattı. (Finans Gündem, Makro Ekonomi, 9 Ekim 2014)

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın açıkladığı Orta Vadeli Program'da hedefler şaştı

Ekonominin 3 yıllık yeni hedeflerini Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ekonomiyle ilgili beş bakanın da katılımıyla açıkladı. Açıkladı açıklamasına ancak yeni Orta Vadeli Program (OVP) yüz güldürmedi. 2014 için tüm makroekonomik hedefler aşağıya doğru revizyon yedi. Bu durum Türkiye’nin 2023 hedeflerini de riske soktu. Peki, Babacan yeni OVP ile hangi hedefleri düşürdü? 

- Bu yıl % 4 büyümemiz öngörülüyordu görünen o ki bu ancak bu oran % 3.3 olabilecek. 

- Enflasyon için bu yıl % 5 gibi oldukça düşük bir hedefimiz vardı, şimdi % 9.4’e çıktı. 

- İşsizlik oranı % 9.4 olacaktı % 9.6’ya yükseltildi. 0.2 puan deyip geçmeyin bu yaklaşık 600 bin kişinin daha işsiz kalacağını ortaya koyuyor. 

- Milli gelir 2014’te ancak 810 milyar dolar, 2017’de ise 907 milyar dolar olacak.

Türkiye’nin 2023 hedeflerinin en önemlisi Türkiye’yi dünyada ilk on ekonomi arasına sokacak olan hedef 2 trilyon dolarlık milli gelir idi. 2017 yılında bunun daha yarısına bile ulaşılamayacak. Uzmanların yorumu da bu yönde.

Başbakan Yardımcısı Babacan da “2023 hedeflerini 2008 krizinden önce belirlemiştik.

Hedefler iddialı ancak ulaşılabilir olduğunu düşünüyorum. 

Dünya ekonomisindeki toparlanma ve bölgesel problemlerin çözümüyle ekonomide çok ciddi bir ilerleme öngörüyoruz” dedi. Yani dünya toparlanamaz, bölgesel problemler çözülemezse bu hızla giden büyüme ile 2 trilyon dolar hedefine 2017’den 14 yıl sonra ulaşabileceğiz. 

Birinci Öncelik Enflasyon

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le birlikte 2015-1017 orta vadeli programını açıklayan Babacan, orta vadeli programın birinci önceliğini “enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam etmek” olarak açıkladı. Öncelik sıralamasına dikkat çekmek istediğini belirten Babacan, “Geçen yıl birinci öncelik cari açıktı. Bu yıl ise cari işlemler açığı 2. öncelik. Üçüncüsü ise Türkiye’nin olmazsa olmazı yapısal reformlara hız vererek Türkiye’nin potansiyel büyümesini artırmak” diye konuştu.

2017’de Bütçe Neredeyse Denk

2014 için bütçe açığının da yüzde 1.9 olarak belirlendiğini anımsatan Babacan, “Bu rakam yüzde 1.4 olarak gerçekleşecek. Burada da hedeflenenden yüzde 0.5 daha iyi bir noktada olacağız. Bunda kuşkusuz özelleştirme performansımızın büyük katkısı var. Maliye Bakanımıza teşekkür etmek istiyorum, özelleştirmede hedefin de üzerinde bir performans var. 2017 itibariyle neredeyse denk bütçe hedefi görüyorsunuz, yani 2017’de bütçe açığımızın milli gelire oranının yüzde 0.3 olmasını öngörüyoruz” diye konuştu. 

Yurtiçi Tasarruflar Yüzde 14.9’ a Çıkacak

Tasarruf oranlarına bakıldığında geçen yıl yüzde 13.4 ile tarihin en düşük tasarruf oranlarından birinin görüldüğünü ifade eden Babacan, bu yıl yurtiçi tasarrufların yüzde 14.9’a çıkacağını söyledi. Burada aldıkları tedbirlerin etkisinin görüldüğünü söyleyen Babacan “Banka kredi hacimleriyle ilgili aldığımız tedbirlerin önemli bir etkisi oldu. Vatandaşımızın kredi kartı borcu geçen ağustosta 81 milyar iken, şu anda 74 milyara düşmüş durumda. Bankalarımız bu 1 yıl içinde kredilerini ağırlıklı olarak sanayicimize, KOBİ’lerimize kullandırdı” diye konuştu.

Savunma Sanayi Fonumuz Var

Babacan, son gelişmeler ışığında güvenlik harcamalarında artış olup olmayacağı sorusuna “Savunma Sanayi Fonumuz var. O fonda çok ciddi, birikmiş bir rezervimiz var. Gerektiği anda da nerede ne gerekiyorsa da yapılır. Bu konuda da en ufak bir tereddüt olmaz” derken, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de “Güvenlik ve savunma harcamalarında deflatör kadar bile artış öngörmüyoruz” dedi.

Gerçekleri Merkez Bankası ve BDDK Söyler

Ali Babacan’a bankalarla ilgili iddialar da soruldu. Bu konuda sosyal medyada dolaşan isimsiz ve internet sitelerinde gösterilip kaçırılan iddialara itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Babacan, “Gerçekleri kim söyleyecek; Merkez Bankamız, BDDK’dır. Gerektiğinde BDDK Başkanı çıkar bir açıklama yapar. BDDK yazılı bir açıklama yapar. Bunun haricindeki hiçbir şeye güvenmeyin, derim” dedi. Kredilerle ilgili olarak “Kredilerde sanayiciye yönlendirebilmek için ek makro ihtiyati tedbirler her zaman gelebilir” diyen Babacan, BDDK Başkanı Mukim Öztekin’in  sağlığına kavuşup işinin başına dönmesini ümit ettiklerini belirtti.

Kamuya 74 Bin Personel Alınacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “2015’te de eğitim, en büyük harcama kalemimiz olmaya devam edecektir. Muhtemelen bunu sağlık, daha sonra da sosyal güvenlik takip edecektir” dedi. Şimşek, “Gelecek yıl için de 74 bin kişinin istihdam edilmesini tahmin ediyoruz. Özelleştirmede ise bu yıl için 6.8 milyar liralık, 2015 için 8.7 milyar lira, 2016 içinde 6.8 milyar lira civarında özelleştirme geliri öngörüyoruz. Gelecek birkaç yıl için ortalama 4-5 milyar dolarlık özelleştirme gelirini neredeyse garanti altına aldık” dedi.

Suriyelilere Kimlik Verilecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de Suriyeli sığınmacılara çalışma izni verilip verilmeyeceğine dair bir soru üzerine “Suriye’den gelen misafirlerimize kendilerini tanımlayacak kimlik verilecek. Türkiye’deki açık işler dikkate alınarak bunların istihdam imkanı bir ölçüde gerçekleşmiş olacak. Çalışma imkanını elde etmiş olacaklar” dedi.

Analiz: Jale Özgentürk 

2023 Hedefleri Zora Girdi


Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a dün önemli bir soru soruldu. “İhracat hedefi 200 milyar dolar. 2023 hedefi 500 milyar dolar. 8 yılda 300 milyar dolar artı ihracatın gerçekleşmesi mümkün mü?” Babacan’ın yanıtı çok umutlu olmadı. “Hedefler 2008 krizinden önce belirlenmişti. Ulaşmak zor ama değiştirmeyi düşünmüyoruz.” 

Bu gösteriyor ki 2023 için belirlenen 2 trilyon dolar milli gelir, 500 milyar dolar ihracat hedefi mucize olmazsa ulaşılması imkânsız bir hedef. Aslında hedeflerin iddialı olduğu bir süredir dile getiriliyordu. Bu görüşlerden biri de TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’e ait. Dinçer, hedeflerin iddialı olmasını “heyecan yaratır” sözleriyle destekliyor. Ancak hedeflerin yakın coğrafyadaki jeo-stratejik dalgalanma, AB’nin içinde bulunduğu iktisadi krizden çıkış süresi veya hammadde fiyatlarında ortaya çıkacak olağanüstü dalgalanmalar gibi kontrol edilemeyen dışsal parametrelerden etkilenmekte olduğunu söylüyor. Dinçer’in uyarısı şöyle; “Hedeflerin içsel tutarlılığının sağlanması açısından sürekli gözden geçirilmesi, gerekirse revize edilmesi, toplumsal heyecanın korunması açısından gerekli olabilir.”


Kaynak:
http://www.finansgundem.com/haber/orta-vadeli-program-problem-yaratti/626695#ixzz3Fj05mzHV

10.10.2014