Maden Sahası Kararı Yeniden Ele Alınmalı (IMIB Web Sitesi, 12 Haziran 2017) MADEN SEKTÖRÜ DERNEK BAŞKANLARI:
Maden Sahası Kararı Yeniden Ele Alınmalı (IMIB Web Sitesi, 12 Haziran 2017)

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği, (İMİB) maden ve doğal taş sektörü yöneticilerini bir araya getirerek 3213 sayılı kanunun 29’uncu maddesine eklenen “Genel Müdürlüğün teklifi, Bakan onayıyla maden bölgesi ilan edebilme ve ruhsatların birleştirilebilme) ifadesini ele aldı. 32 dernekten yalnızca 8 dernek başkanının bulunduğu toplantıdan maddenin sektörü olumsuz etkileyeceği vurgulanarak, bir heyetle durumu yönetim erkine bildirme kararı çıktı.

İMİB, maden sektörünü vahim derecede çok yakından ilgilendiren bir konuda yine elini taşın altına soktu. 3213 sayılı kanunun 29. maddesinin son fıkrasına eklenen maddenin sektörde infiale yol açabileceğini öngören İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, 32 sektör derneğine durumu anlatan bir yazı gönderdi. Davete katılan yalnızca 8 dernek başkanı ve dernek temsilcileri,  Dış Ticaret Kompleksi Şehit Ömer Halis Demir Konferans Salonu’nda konuyu enine boyuna tartıştı.

MADEN ISTISARE (16)Av. Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu’nun sunumuyla başlayan toplantı, dernek başkanlarının tek tek söz alıp, konuyla ilgili görüşlerini aktarmasıyla devam etti:

“Bu kanun, hiçbir hukuki metne dayandırılmadan yazılmış” diyen Av. Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, “MİGEM maden sahası olarak belirlerse 6 aylık bir süre var. Maden ruhsatı üzerinde bir haciz veya başka bir engel varsa ne olacak? Şirketin nasıl kurulacağı ve şirketteki ruhsatların nasıl birleştirileceği problem. Dünyadaki modern kanunlar göz önüne alınarak yeni bir yasa hazırlanmalı. Dünyadaki küresel gelişmeleri de göz önüne almalıyız. Finlandiya, ABD ve Avustralya’nın kanunları 100 yıldan eski ama yönlendirmeler ve eklemelerle modernize edilmiş. Yabancı gelirse, ruhsat güvencesini çok tehlikeli bulup, çekimser davranacaktır. Finlandiya 2011’de maden kanununu değiştirdi ve ardından madenciliğin ekonomiye katkısı yüzde 15 daha arttı” açıklamasını yaptı.

İMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naci İlci: Dersimize çalışıp, yanlışları iyi anlatmalıyız.

“Bu kanun aceleye getirilmiş ve üzerinde çalışılmamış bir kanundur. Türkiye’de 4 sıkıntılı bölge varsa, 4 pilot bölge ilan edelim, tutarsa devam eder, tutmazsa vazgeçeriz demişler. Öylece kalmış. Çok kısa sürede sektörü toplayıp bizimle paylaşacaklar. Bence sektör temsilcilerinin bir araya gelip sorunlarımızı Sayın Bakanımıza aktarmamız lazım. Bu kanunun tutulacak bir yanı yok. İyi anlatırsak bunu çözebileceğimize inanıyorum. Biz dersimize çok iyi çalışıp devlet büyüklerimize durumu anlatmalıyız. Madencilikteki masraf kavramının ucu açıktır. Neye göre masraf tespiti yapılacak?

MADEN ISTISARE (23) Bütün ocakları bağlayacak diye algılamayın, eksiklik ve yanlışlar varsa yönetmelikle düzeltilecek. 32 kuruluşa yazmışız. Şu an aramızda 8 kuruluş var. Hem ilgilenmiyoruz, hem de şikayet ediyoruz. Yarın başka şeyler de çıkar. Biz önce kendi aramızda sorunları çözmeliyiz. Çünkü bir araya gelemiyoruz. Ben yakın kelimesine takılmış durumdayım. Bir oniks ocağı arası 100 metredir. İki mermerci yan yana çalışıyorsa kim alacak? Bunları çok hızlı sayın bakanımıza gidip anlatmamız gerekir.

Eski kanuna göre kamulaştırma yapılamayacak madenler vardı. Yeni kanunda her türlü maden için kamulaştırma yapılacak. Rezerv tespiti yapıp, ruhsatları ona göre vereceğim demek hiçbir zaman hakkaniyetli olmaz.”

Jeoloji Mühendisleri Odası temsilcisi: Rezerv, muğlak bir kavramdır, vb. diye ifadeler olmamalı

MADEN ISTISARE (32)“Jeoloji Mühendisleri Odası olarak çok ciddiye alıyoruz. Ve benzeri ifadesinin çıkartılması gerekir. Oda adına bunun altını çizmek isterim. İTÜ Jeoloji bölümünde 25 yıldır derslerimde bunu anlatıyorum. Madenciliğe karşı çıkmak, insanlığın gelişimine karşı çıkmaktır. Ama ülkemizde yapılan bir yanlış var. Bilimsel madencilikle ilgili talepler olmuyor. Jeoloji biliminin ürettiği bilgilerle yöre halkını bilgilendirirseniz halk size itiraz etmez. Maden yataklarına sahip olmak hem nimet, hem de külfettir. Biz çok büyük madencilik yapmak için büyük sermayeye sahip değiliz. Yurtdışı yatırım firmaları, böyle bir süreçte madencilik yapmak ister mi? Büyük olasılıkla çekileceklerdir. Bunun getireceği ekonomik sorunlar düşünüldü mü? Birleşme olduğunda yerleşim alanları birleşme noktasında kaldığında ne yapılacak?

Metalik olan ve olmayan maden yatakları bambaşkadır. Mermerle Altının aynı kefede değerlendirilmesi bile başlı başına bir yanlıştır. Ruhsatların birleştirilmesinde endüstriyel hammadde ve metalikler ayrılmalı. Yoksa büyük karmaşa yaşanır.

Maden yatakları terminolojisinde rezerv önemli ve canlı bir kavramdır. Siz birim rezervle başlarsınız ama bu bir birim rezerv artarak devam eder. İşletmede bir yılla başlar, yüzlerce yıl sürebilir. Rezerv dikkate alınmalı? Deniyor. Hangi rezervden söz ediliyor. Biz ruhsatların birleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz ama muğlak ifadeler olmamalı.”

Diyarbakır Madenciler Derneği Başkanı Selahattin Cengiz: Bu karar, küçük madenciyi yok eder

MADEN ISTISARE (27)“Bence bu kanun çıkmadan önce hiç tartışılmamış. Sektör temsilcileri olarak yeniden revize edilmesi için çalışmalıyız. Bu kanunla bütün ruhsatlar iptal edilebilir, kısaca her şey yapılabilir. Mermer çevreye etkisi en az sektör olmasına rağmen, makinelerden damlayan yağlar çevreyi kirletiyor denilerek çevre ihlali olduğuna karar verilebilir. Bu küçük madenciyi yok etmek için hazırlanmış bir projedir.”

Hasan Yücel Altın Madencileri Derneği Başkanı: Rezerv tanımını valilikler yapacakmış şaka gibi

altin madeni“Tek madde 52 maddeyi kapsıyor. Bu konuyla ilgili bir ihtiyaç var. Şehirlerin göbeğinde kalmış taş ocakları bir problem. Kömür ocakları yeraltından birbirinin sahasına girmiş problem. Ancak, bunu çözeceğiz derken iş iyice karışacak. Bir belediye başkanı, ‘ben burada saha istemiyorum’ diyebilecek. İki madenci var, eğer siyasete yakınsa o mu öne çıkacak. Yasanın çok sorumsuz ve kötü niyetli hazırlandığını düşünmüyorum. Rezerv tanımı da muallak bir tanımdır. Rezerv tanımını valilikler yapacakmış şaka gibi. Gerçekten hazırlıklı olmalıyız. Standartlara uygun madenciliğe çok itiraz etmememiz lazım. Eski alışkanlıklarımızla madencilik yapılamaz. Çok ciddi hazırlıklı olmalı ve anlatmalıyız. İtiraz ettiğimiz her şeyde kamunun refleksi var.”

 

İMİB Denetim Kurulu Üyesi Yakup Kadri Sürmen: Açılıp-kapanan ocaklarla ilgili fon oluşturalım

“Burdur bölgesinde çok açılıp kapanan ocak var. Ben de devrettim şu anda çalışmıyor. Bence şunu yapmamız lazım. Açılıp kapanan ocaklarla ilgili bir fon oluşturalım.  Enerji Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın bize söylediği, yeni bir yasa hazırlığı içinde olunduğudur. Yeni bir maden yasası çıkarsa, bunu geri almazlar, düzeltme olur. Bu acele çıkmış olabilir ama Maden Yasası’nda düzeltilir diye düşünüyorum. Şahsi olarak hükümetin bütün ocakları zora sokacak bir yasa çıkaracağını düşünmüyorum.”

 

Genç Maden İşletmecileri Derneği Başkanı Cemil Ökten: Ucu açık, bu elbise istenilene giydirilebilir

MADEN ISTISARE (40)

“Helikopter ne menem şeyse hep madenleri görüyor. Kilometrelerce ormanda yol açılıyor, yapım aşamasında doğaya etkileri ortada. Ama o uçaklardan bunlar gözükmüyor. Doğru yapılan madencilik faaliyetini yaptığınızda kötü görüntüler görüyorsunuz. Yaşadığım bir deneyimden dolayı, tek bir fidan dikmem artık. 25 senede diktiğim ağacı bir haftada kestiler. Bu nedenle de diğer arkadaşları temkinli olmaya çağırıyorum. Birçok madenci temditini yaptıramıyor. Birçok madenci, gemisi limandayken ret talebiyle karşılaşabiliyor. Madenciliğin engellenmeyeceğine dair öngörü bir varsayımdan ibarettir. Bu kasıtlı ya da politika gereği mi yapılıyor, buna da inanmıyorum. Ama bürokrasi hiçbir soruna çözüm üretemiyor.

İlahlar kurban istiyor diye kurban vermemeliyiz. Böyle bir yöntemin test aracı olarak arkasında durmamalıyız. Bu kadar kötü bir mevzuat meclise hiç yakışmıyor. Bize düşen doğru olanın ne olduğunu yapıp, arkasında durmaktır. Yönetmelikle değişeceğine de inanıyorum. Kanunun hiçbir yerine uymuyor, başka kanunlarla çelişiyor. Her şeyden önce adaleti yok. Bazı kamu yatırımları özveri gerektirebilir. Sınırlarda yapılacak olan çalışmalarda uygulama konusunda bir açık düzenleme yok. Cebeci başladığında orada kireç kuyuları vardı. Bu şehri madenciler mi oraya davet etti. Orayı şehir hale getiren dönemin hükümetleridir. Önce maden olarak düşünüp, sonra oraya şehir kurmaya kalkarsanız sorun yaşanır. Bunun baştan planlanması lazım.

Ucu açık olduğuna katılıyorum. Bu elbise istenilen yere giydirilebilir. Yönetmelikte mümkün olduğu kadar iyileştirme konusunda aktif olmalı. Hükümete yardımcı olacak ve sektörün de sorunlarını çözecek bir kanun taslağı hazırlanmalı ve arkasında durmalıdır. İktidar, bunu bilinçli olarak yanlış yapmadı. Bunu 6 ayda yapılabileceğini düşünmüyorum. Mevcut sondaj yerlerinde birçok sorun var. 6 ayda mümkün değil.

6309 no’lu yasa dönemi vardı. Arama ruhsatı verilmeden önce inceleniyor ve sorunsuz madencilik yapılıyordu. 3213 tek madeni getirdi ve ardından da sorunlar kalktı. İkincisi Türkiye’nin mülkiyetler üzerindeki arazi kullanımı yok. Bu olmadığı sürece sorun çözülmez. Türkiye’de kanun yapma tekniği açısından da sıkıntı var. Hep ceza üzerine kurulmuş bir düzen. Türkiye’nin küçük ama çok değerli madencileri var. Bunlar kimsenin gitmediği dönemlerde oralarda olarak ekonomiye katkıda bulunmuşlar. Biz de madendeki katma değeri nasıl artırabilirizin çalışmalarını yapmalıyız Bu hızlı değişimlerle çözüme uzağız. Uzak da kalacağız. Sektör biraraya gelip olması gerekeni söylemeli. Siyaset bunu kabul eder etmez ama yapılması gereken budur.”

MADEN ISTISARE (47)

Madenciler Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Uygun: Rezerv yönetimi sıkıntılı

Biz artık yeni bir şeyler söylemeliyiz. Madencinin de iyi niyetini vurgulayarak sorunlarımızı makama doğru ileteceğimizi ve sonuç da alacağımızı düşünüyorum.  Türkiye’de rezerv yönetimiyle ilgili büyük sıkıntı var. Bizim yaptığımız rezerv tespitlerine itibar edilmiyor. Bundan sonra hazırlanan rezervler bilimsel ve akredite edilmiş rezervler olsun istiyoruz.

Ege İhracatçı Birliği temsilcileri: Yurtdışındaki modellerden örnek almalıyız

“Ege İhracatçılar Birliği’nden iki arkadaş geliyoruz. Metnin altında ne var, hangi gerekçelerle çıktı diye sorduk. Muğlaklık çok fazla, tedirginlik çok fazla konuşmalardan da bu çok net çıktı. Biz mermerciyiz ne kamuoyuna ne de yönetim erkine kendimizi anlatamıyoruz. Birilerinin birtakım projeleri varsa, biraz daha açıklık ve süre gerekiyor.

MADEN ISTISARE (30)

Çok hızlı hareket ederseniz sorunlar çıkacaktır. Madenler olmazsa olmazlarımızdır. Ben maden mühendisiyim. Türkiye’de hakim olan küçük ölçekli madencilik anlayışıdır. Kendimizi tekrar tekrar iyi bir şekilde anlatmalıyız.

Çevre standartları herkes için uygulanmalı. Bizim bir dilbirliği sağlamamız lazım. Yeni arayışlara gerek yok. Maden Kanunumuz dünyanın hiçbir yerinde yok. Taş ocağıyla altın madenini birarada yürütmeye çalışıyoruz. Yurtdışındaki modellerden örnek almalıyız. Rezerv diyoruz, rezerv ekonomik bir kavram, uluslararası standartlara uydurmamız lazım.”

ali kahyaoglu

İMİB Başkanı Ali Kahyaoğlu: Sonucu yazılı bir metne dönüştürüp, bir heyetle makama ulaştıracağız.

İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, konuşmacıların söz aralarında da yanıtlar vererek görüşlerini aktardı. Bu durumun okuma ve anlaşılır olma konusunda zorluk yaratacağını düşünerek, toparlayıp yazının sonuna eklemeyi uygun bulduk.

“Geçtiğimiz günlerde torba yasada bir madde çıktı. Biz de 32 derneğe davet gönderdik, amaç ortak bir dil kullanmaktı. Ama baktığımızda ancak 8 derneğin davetimize katıldığını görüyoruz. Oysa yarın karşımıza çıkacak menfi  bir durumu konuşup ilgili birimlere aktaralım istedik. Ben Birlğimdeki 20-30 firmanın değil, 1500-2 bin küçük firmanın yanındayım. Herkesin siyasi görüşü olabilir. Bizim tek görüşümüz madenci siyaseti olmalı. Kimse ile aranız iyi değilse sorunları nasıl çözeceksiniz. Ege’deki dostlarıma katılıyorum. Ortak bir belgeyle çözüm için başvurmalıyız.

“Önce Afyon’un ocakları gidebilir ama Afyon’da kimsenin gıkı çıkmıyor”

Bir arada olmayı öğrenmeliyiz. 1 milyon metrekare ağaç vereceğiz. Bedava ağaç göndereceğiz, kargo parasını dahi biz vereceğiz diyoruz ama talep yok. Sektör, sadece kendine zarar geldiği zaman sesini çıkarıyor. Önce Afyon bölgesinin ocakları gidecek. Afyon’dan kimsenin gıkı çıkmıyor. Ege burada, biz buradayız ihracatçı birliği olarak bir de birkaç dernek herkes sıkıntının çözülmesini bekliyor.

Bir kanun çıkmadan gerekçesi yazılır. Birbirine bitişik maden sahalarında yapılan çevresel etkileri, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesini bilmemiz gerekiyor. Bu yasa ile dense ki, ‘yüzde 20’nin altındaki yerler çalıştırılmaz’ birçok kişinin madenciliği sona erer. Önce gerekçesini ve karşılabileceğimiz etkileri öğrenmemiz gerekir. Çünkü bu çok ciddi bir lobi gerektirir. Bunun bilim ayağı, hukuki ayağı, işletme ayağı olmalı. Biz müfettişlik yaparak bir yere varamayız.

Ben de Bakanlığın bir kastı olduğunu düşünmüyorum.  Sayın Bakan dümdüz karşıya bakan biri değil, iyi çalışıp tek bir ses ile gidersek, değişecek yerleri değiştirebiliriz.  Buradan çıkan sonucu Müsteşar Yardımcısı’na, daha sonra Bakan’a yine de çözüm bulamazsak mecliste grubu bulunan 3 parti temsilcisine ulaştırabileceğimiz bir komisyon oluşturalım. Herkese tek tek gönderelim. Siz de artı eksileri yazarak geri gönderin. Yazılı bir metinle bir heyet oluşturup ilgililere sunalım.”

İŞTE EKLENEN O MADDE

Madde 10 – 3213 sayılı kanunun 29’uncu maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilerek şu fıkralar eklenmiştir: Yapılan üretimin çevresel etkileri, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır.

Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir. Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi halinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz. Talep sahibinin iki olması halinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde 10 olmalıdır. Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bakılmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Bakanlık bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir.

CAN ALICI SORULAR

  • Rezerv belirlenirken aynı sahada iki farklı maden varsa neyi baz alıp rezerv tespit edeceksiniz?
  • Maden ruhsatı üzerinde bir haciz veya başka bir engel varsa birleşme ne yönde olacak?
  • Şirket nasıl kurulacak? Kurduğunuz şirketteki ruhsatları nasıl birleştireceksiniz?
  • Madencilikteki masraf kavramının ucu açıktır. Neye göre masraf tespiti yapacaksınız?
  • “Rezerv tespiti yapıp, ruhsatları ona göre vereceğim” demek ne kadar hakkaniyete sığar?
  • Ruhsatların birleştirilmesinde endüstriyel hammadde ve metalikleri ayırmazsanız, büyük karmaşa yaşanmaz mı? Mermerle altın aynı kefeye konulabilir mi?
  • Kömür ocakları yeraltından birbirinin sahasına girmiş nasıl karar vereceksiniz?

Yararlanılan Kaynak: IMIB Web Sitesi (15.06.2017)

http://www.imib.org.tr/tr/dernek-baskanlari-maden-sahasi-karari-yeniden-ele-alinmali/




15.06.2017