Maden Bakanlığı Kurulmalı (ILO ve TEPAV Haberi- Maden Portal Grubu (21 Aralık 2015)

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Türkiye’deki madenlerin durumunu ortak bir çalışmayla raporlaştırdı.

Rapordaki tespitleri açıklayan TEPAV İcra Direktörü Güven Sak, “Türkiye’de maden planı değil krokisi çiziliyor. Tek amaç, kömür üretimini artırmak olunca riskli ve kestirme yolları kullanma olayı artıyor” dedi. Sak, raporun detaylarını şöyle anlattı: “Kömür madenlerindeki en kötü iş sağlığı güvenliği karnesi neden Türkiye’de? Mevzuata bakıldığında problem yok, dünyadaki düzenlemelerle uyumlu. Ancak uygulamadan kaynaklı sorunlar var. Bu konuda ulusal bir madencilik stratejisine ihtiyaç var. Bir yanda kömür üretiyoruz ama bir yanda da kömür en önemli ithalat kalemlerinden biri haline dönüştü. Şu anda elektrik üretimindeki ithal edilen kömürün payı yüzde 54’e ulaşmış durumda. Kömürle ilgili tek stratejimiz daha fazla kömür çıkarmak. 

 

Kazalar Özel Sektörde


Özel sektörün Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) kömür üretimindeki payı son 10 yılda yüzde 3’ten 27’ye çıktı. TKİ’nin kapalı ocaklarından kömür üretiminin yüzde 98’i özel sektör tarafından yapılıyor. Bu ocaklar daha zor koşullarda kömür üretimi yapılan yerler, daha çok uzmanlık ve finansal kaynak gerektiriyor. Maden kazalarının büyük çoğunluğu da özel sektörün işlettiği madenlerde oluyor. Madenlerdeki istihdam yapısında da erozyon var. Maden çalışanlarının eğitim süresi ve tecrübeleri azalıyor. Türkiye’deki maden kazalarının sebebi taşeronlaşma mı? Bunun için ABD örneğine baktık ve böyle olmadığını gördük. ABD’de de taşeronlaşma artıyor ama maden kazalarında bizdekine benzer bir tablo ortaya çıkmıyor. Demek ki neden tek başına taşeronlaşma değil. Kömür üretiminde artış için riskli ve kestirme yolları kullanınca böyle sonuçlar ortaya çıkıyor. Türkiye’deki maden projelerinin iş sağlığı güvenliği ve kontrolü sahipsiz. Ayrıca, ihale ve ruhsatlandırmada şirketlerin niteliği bir karar unsuru değil. Raporda ne yapılmalı sorusuna da yanıt arıyoruz ve şu noktalara varıyoruz; Enerji politikalarımız sürdürülebilirlik açısından gözden geçirilmeli. Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün yetkileri artırılmalı veya ayrı bir maden bakanlığı kurulmalı. Rödovans sözleşmelerinin suistimal edilmesi önlenmeli. Dayıbaşılık gibi istihdam uygulamalarının Türkiye’deki yaygınlığı araştırılmalıdır.

  

22.12.2015