Konfüçyüs'ten nasihatler

Konfüçyüs bundan yaklaşık 2 bin 500 yıl önce doğdu ama, düşünceleri hiç eskimedi.
Ne mutlu ona!


Doğum yıldönümü her sene Eylül ayında Çin'de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Onun bazı güzel sözlerini sizlerle paylaşmak isterim.


Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.


 

Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir. 


 

Aradığını bilmeyen, bulduğunda anlayamaz. 


 

Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma. 


 

Dal rüzgârı affetmiştir ama kırılmıştır bir kere. 


 

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser. 


 

Konuşmaya lâyık olanlarla konuşmazsanız, insan kaybedersiniz. Konuşmaya lâyık olmayanlarla konuşursanız, söz kaybedersiniz. Bilge olan kişi, insan kaybetmez, söz de kaybetmez. 


 

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız. 


 

Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak. 


 

Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır. 


 

Üstün insan, konuşmadan önce eyleme geçer ve sonra eylemine göre konuşur.

 

Bilgi özgüveni, özgüven ise gücü yaratır. 


 

Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir. 


 

Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır. 

 

Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.


 

Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.


 

Güçlü olan, sayıca kalabalık kitleler değil, eğitimli kitlelerdir. 


 

İyi insanlar, olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur. 


 

Fedakârlıklar, senden başkası bilmiyorsa değer taşır. 


 

Kitleler, cezalarla düzene sokulursa yozlaşır; karizma ve nezaketle yönetilirse bilinçli ve dürüst olur. 


 

Eğitimli insanın hedefi daima yüksek olur. Küçük işlerle küçük insanlar uğraşır.

 

Kendisini eleştirebilen insanlar doğruyu ve güzeli bulma konusunda daha şanslıdırlar. 

 

İyi yönetici olmanın sırrı dört yanlıştan kaçınmak, beş doğruyu uygulamaktan geçer.

 

Dört yanlış şunlardır: Nasihat etmeden infaz etmek (gaddarlık), öğretmeden başarıyı ölçmek (kabalık), yönetimde gevşek olup sınırlar koymak (art niyet), özlük haklarının dağıtımında cimri davranmak (bürokrat olmak).

Beş doğru ise şunlardır: Müsrif olmadan eli açık olmak, gocunmadan çalışmak, haris olmadan istek duymak, mağrur olmadan rahat davranmak, ürkütücü olmadan saygın olmak. 

 

Bir şeyin haklı olduğunu bildiğin halde o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir.

02.09.2012