ILO İcra Direktörü Assane DIOP, İstanbul’ da “19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi” açılışında konuştu (A.A, 11 Eylül 2011)

ILO İcra Direktörü Assane DIOP "Bizim kolektif sorunumuz şudur: Bu kadar çok kazayı engellemeye yönelik olan önleme kültürünün ne kadar önemli olduğunu öne çıkarmalıyız'' dedi. 

 

Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'' nin açılış töreninde konuşan Diop, kongre çerçevesinde bu sabah katılımcı bakanlarla birlikte bir bakanlar zirvesi yapıldığını ve dünyanın farklı yerlerinden gelen bakanların ''İstanbul Deklarasyonu'' nu imzaladığını anımsattı.

 

''Türk otoriteleri, bu çalışma Bakanlar Zirvesini İstanbul'da organize edebilmişlerse bu Türkiye'nin iş sağlığı ve güvenliğini önemsediği anlamına gelir'' ifadesini kullanan Diop, İstanbul Deklarasyonu'nun daha önceki Seul Deklarasyonu'nun yerine geçtiğini belirterek, şöyle devam etti: 

 

''Bizim kongremiz önleme kültürünü de öne çıkarmaktadır. Bizim kolektif sorunumuz şudur; bu kadar çok kazayı engellemeye yönelik olan önleme kültürünün ne kadar önemli olduğunu öne çıkarmalıyız. Finansal krizden yeni yeni çıkıyoruz. Şimdilerde dünya çapında ekonomik ve sosyal sarsıntılar geçiriyoruz. Ve gerçekten ILO'nun değerlerini daha çok öne çıkarmamız, işin ve çalışanların değerini öne çıkarmamız ve bütün bunların eşitlik ve sosyal bağlılığa yol açacağını da unutmamamız gerekir. 

 

Ekonomik gelişme ve kalkınma, iş sağlığı ve güvenliği konusunda öne geçmemelidir. İş ancak güvenli ve sağlıklı ortamda yapılıyorsa değerlidir. Bu yüzden de çalışanların mesleki hastalık ve kazalardan korunması anayasada, İnsan Hakları Beyannamesinde, Kültürel Haklar Beyannamesi ve Seul Deklarasyonu'nda yer almıştır. Hiçbir şekilde bu konuda uyanık olmaktan vazgeçmemeliyiz. Şirketlerin devamlılığı verimliliği için de iş sağlığı çok önemlidir. Genel olarak ülke ekonomisine yaptığı katkı da çok önemlidir. Bu sadece bir maliyet değildir aynı zamanda gelir getiren bir unsurdur.'' 

 

 

ISSA GENEL DİREKTÖRÜ ERROL FRANK STOOVE 

 

ISSA Genel Direktörü Errol Frank Stoove da İstanbul'un yalnızca çok önemli bir geçiş noktası olmadığını, aynı zamanda bu etkinlik yoluyla, dünya çapında önleme kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunacağını ve bununla da anılacak bir kavşak olacağını söyledi. 

 

Kongreyi ILO ve ISSA'nın 1955'ten beri ortaklaşa düzenlediğini belirten Stoove, iş hayatının hızlı bir şekilde küreselleşme, demokratik trendler ve ekonomik gelişmeler sonucu değişiklik gösterdiğini, sonuç olarak iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının da bir dönüşümden geçmekte olduğunu vurguladı. Stoove, şöyle devam etti: 

 

''Sürekli olarak iş sağlığı ve güvenliği alanındaki değişikliklere kendimizi adapte etmeliyiz. Bu da tabiki dünya kongresinin ele alacağı başlıklardan bir tanesidir. 2008 yılında Kore Cumhuriyeti'nde iki kurum olarak bir forum oluşturduk. İlk kez iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ilk zirve düzenlendi. Ve yakın işbirliği sayesinde çeşitli sonuçlar ortaya çıktı.Bu yaklaşımlar sonucunda dünya kongresinin kapsamını yavaş yavaş genişletme ve önlemler alanında gerçek bir global forum oluşturma yönünde daha da genişletme yönünde karar aldık. Katılımcıların özellikle ISG alanındaki uzmanların da katılımıyla bu alandaki gelişmelerin tartışılacağı stratejik bir yapı oluşturulması kararlaştırıldı. '' 

 

Stoove, kapsamlarını genişleterek, iş yerinde önleme kültürünün daha da yayılması prensibi kapsamında, dünya çapında sağlıklı, güvenli iş yerlerinin oluşturulması amacına doğru ilerlediklerini söyledi.

  

 

TİSK BAŞKANI KUDATGOBİLİK 

 

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya İşverenler Örgütü Temsilcisi (IOE) Tuğrul Kudatgobilik de, etkinliğin gerçekleştirilmesinin çok çaba istediğini dile getirerek, şöyle konuştu: 

 

''IOE, dünya çapında 150 ülkeyi temsil etmektedir ve her türlü şirket ve yapı temsil edilmektedir. TİSK de IOE'nin üyelerindendir. IOE'nin amacı da tüm düzeylerde öncelikli olarak iş sağlığı ve güvenliğini sağlamaktır. Kongrede, iş sağlığı ve güvenlik uzmanları, özel sektör temsilcileri fikir alışverişinde bulunacaklardır. Buradaki amaç yalnızca iş sağlığını ve güvenliğini tesis etmek değil, işletmeler boyutunda aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmaya ulusal düzeylerde de katkıda bulunmaktır. 

 

Ülkemizde de, dünya çapında da amaç aynıdır. Bizim amacımız iş sağlığı ve güvenliğinin ulusal gündemimizde önemli bir konu olarak kalmasını sağlamaktır.'' 

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, kongrede iş kazalarının, meslek hastalıklarının nasıl ortadan kaldırılacağının, çalışma hayatının nasıl düzenli hale getirileceğinin müzakere edileceğini ve kongreye katılan herkesin birer iş sağlığı ve güvenliği elçisi olarak ülkesine döneceğini söyledi. 

 

İş sağlığı ve güvenliğinin istihdamın sigortası, kalitenin garantisi, iş yerlerinin itibarını sağlayan ve özellikle devletlerin sosyal güvenlik harcamalarını azaltmakta en etkin yol olduğunu ifade eden Özer, bu nedenle iş sağlığı ve güvenliğine yapılan yatırımların boşa gitmeyeceğini, alınan tedbirlerin insan hayatına dönük olduğu için de ayrıca önem taşıdığını söyledi. 

 

Özer, kongrenin ve bu kapsamda düzenlenen tüm etkinlik ve çalışmaların iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişmesinde, farkındalığın ortaya çıkmasında mutlaka büyük rol ve etkisinin olacağını kaydetti. 

 

ISSA Önleme Özel Komisyonu Başkanı Olaf Petermann da, kongre kapsamında film ve multimedya festivalinin de yapılacağını bildirdi. 

 

Festivale, 30 farklı ülkeden 221 film ve multimedya prodüksiyonunun gösterileceğini ifade ederek, daha önce bu kadar yüksek bir rakama ulaşılmadığını belirten Petermann, tüm bu yapımların iş yerinde daha fazla emniyet ve iş sağlığı için neleri doğru yapabileceklerini göstermek için tasarlandığını söyledi. 

 

Petermann, bu filmlerin kendilerine doğru ve yanlışları göstereceğini, bunların insanların yüreklerine hitap etmesi nedeniyle güvenlik ve sağlık için çok önemli unsurlar olduklarını söyledi. 

 

ITUC CENEVRE OFİSİ DİREKTÖRÜ GONZALEZ 

 

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Cenevre Ofisi Direktörü Raquel Gonzalez de, sağlıklı ve güvenli bir gelecek için güvenlik kültürünü oluşturmak amacıyla burada olduklarını, ancak hala çok önemli sorunlar bulunduğunu söyledi. 

 

Her yıl 2,3 milyon kadın ve erkeğin iş kazaları ve meslek hastalıklarından hayatını kaybettiğini dile getiren Gonzalez, ''Dünyada günde yaklaşık bir milyon işçi iş kazası geçiriyor, 550 bin çalışan da kaza ya da hastalıktan hayatını kaybediyor'' dedi. 

 

İnşaat, madencilik ve tarım gibi sektörlerin işçi sağlığı ve güvenliğinde risk altındaki sektörler olduğunu ve mesleki ölümlerin en büyük payı bu mesleklerin aldığını dile getiren Gonzalez, alt taşeronluk, yarı zamanlı çalışma gibi çalışma türlerinin bunu artırdığını kaydetti. 

 

Mesleki sağlık alanında durumun daha iyileştirilmesi, konuya ulusal ve uluslararası boyutta büyük önem verilmesi gerektiğini ifade eden Gonzalez, hükümetler, çalışanlar ve sendikaların bu bağlamda çok büyük rolünün bulunduğunu, hak ve sorumluluklar ile görevlerin net olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. 

 

Sendikaların sağlıklı ve güvenli iş ortamı oluşturulmasında büyük önem taşıdığını, toplu iş sözleşmesinin de buna katkıda bulunduğunu anlatan Gonzalez, hem farkındalığın artırılmasında, hem de çözüm üretilmesinde sendikaların önemli görevler üstlendiklerini, ancak sağlıklı iş ortamı oluşturmak konusunda işverenlerin ve hükümetin de harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. 

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Kuruluşları Birliği (ISSA) işbirliğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi'nde 3 ana oturum, 6 teknik oturum, 31 sempozyum, poster sunumları, uluslararası film ve multimedya festivali, teknik ve sosyal turlara yer verilecek.

                                             

Kongrede, 30 konuk bakanın yanı sıra 100'ü aşkın ülkeden uluslararası otorite ve sektör temsilcileri bir araya gelerek işçi sağlığı ve güvenliğinin geleceğini ele alacak.  

 

15.09.2011