Dünya Çin'in Ekonomik Gücünden Korkmalı mı? (BBC Türkçe, 29 Mart 2011)

Kongreden çıkacak olan yalnızca bir plan, ancak bu planın nasıl uygulanacağı hem Çin, hem de dünyanın kalanı için hayati önemde.

  

Dünyanın kalanı için temel sorular, Çin'in ne kadar büyüyeceği ve ürettiklerini kimin alacağı - yabancılar mı yoksa Çinli tüketiciler mi?

  

Çin cumhurbaşkanı Wen Jiabao, ne bekleyeceğimize dair birkaç ipucu verdi.

  

Wen, yüzde 7'lik bir yıllık büyüme oranı öneriyor.

  

Bu, ortalamanın yüzde 10 olduğu geçtiğimiz otuz yıla oranla önemli bir yavaşlama demek. Küçülen işgücü havuzu

  

Çin'in büyümesinin er ya da geç yavaşlayacağını varsaymak için önemli nedenler var.

  

Son yıllardaki etkileyici performansın arkasında endüstri ve hizmet sektöründe çalışan kişilerin sayısındaki artış vardı.

  

Bu işgücünü, kırsal kesimlerden daha yüksek maaşlar için şehirlere gelen çok sayıda kişi oluşturuyor.

 

 

Londra merkezli ekonomik araştırma kuruluşu Capital Economics, Çin'in iş gücünün önümüzdeki beş sene içerisinde en yüksek noktasına ulaşacağını tahmin ediyor.  

Fazla işgücü havuzu küçüldükçe, kırsal kesimlerden olan göçün de yavaşlayacağı düşünülüyor.

  

Ancak yüzde 7'lik bir büyüme hedefi, Çin'in kaçınılmaz olarak bu rakama düşeceğini göstermiyor.

  

İhraç hacmi

  

Peki, dünya böyle bir sonuçtan endişe etmeli mi?

  

Bu sorunun cevabı çok da basit değil.

  

Bir ihracat ülkesi olarak Çin, bazı ülkeler tarafından kaygıyla karşılanıyor.

  

Ancak ülkenin ithalat hacmi de büyük. Kömür ve demir cevherini Avustralya'dan, petrol ve metalleri ise Afrika ve Orta doğu'dan ithal ediyor.

  

Örneğin, Çin petrol üreten Angola için en büyük pazar.

  

Yüzde 7'lik bir ekonomik büyüme, hala önemli bir ithalat hacmi anlamına gelecektir. Ancak yeni ithalat imkanları daha yavaş ortaya çıkacaktır.

  

Öte yandan, zengin ülkelerin ekonomik iyileşme gücünün belirsiz olduğu bir beş senelik dönemden bahsediyoruz.

  

Ekonomik krizin bir felakete dönüşmesi önlendi, ancak tüketiciler ve hükümetlerin borçlarıyla baş ettiği ve dolayısıyla ekonomik performansın bastırılmış olduğu bir dönemle karşı karşıya olabiliriz.

  

Eğer zengin ülkeler güçlenmezse, Çin doğan boşluğun bir kısmını doldurabilir.

  

Petrol ve hammadde fiyatları

  

Çin'in yavaşlayan büyüme hızı, eşya fiyatları üzerinde de etkili olabilir.

  

Çin'in petrol ve hammadde ihtiyacı azalmayacak.

  

International Agency isimli gözlemci kurum, Çin'in artan küresel petrol talebinin yarısını oluşturacağını tahmin ediyor.

  

Ancak ülkenin yavaşlayan ekonomik büyümesi, petrol ve hammadde fiyatlarının üzerindeki etkiyi hafifletebilir.

  

Çin'in ürettiği malları kimin alacağı da dünyanın geri kalanı için önem taşıyor.

  

Çin'in ihracata fazla bağımlı olduğu uluslararası ekonomik alanda sıkça ifade edilen bir eleştiri.

  

Ülkede artan gelir seviyesi, Çinli tüketicilerin daha fazla yerli ve ithal ürünler alabilmesini sağlayacak.

  

Tüketicilerin daha fazla harcama yapmasını teşvik eden bir beş yıllık plan, Çin dışında da olumlu karşılanacaktır.

  

Ancak Çin'in ekonomi politikasını eleştirenlerin asıl görmek istediği, tartışmalı kur uygulamasında değişiklik yapılması, özellikle de Yuan'ın değerinin yükselmesine izin verilmesi.

  

Çin, hazır olduğunda daha esnek bir para politikası uygulayacağını söylüyor.

  Halk Kongresi, olası değişikliklerin ipuçları için izlemeye değer ancak fazla da heyecanlanmaya gerek olmayabilir.  
11.04.2012