Büyük Türk Düşünürü Yunus Emre, Kabri Başında Anıldı (Eskişehir Valiliği Web Sitesi, 06 May 2016)

Uluslararası Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri çerçevesinde büyük Türk mutasavvıfı, hak aşığı ve Türk dilinin usta yorumcusu Yunus Emre, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi Yunus Emre Mahallesi’nde kabri başında anıldı.

Anma programına; Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Vali Güngör Azim Tuna, Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay ve Harun Karacan, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdulkadir Adar, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Vali Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Günay ve Cafer Yıldız, Mihalıççık Kaymakamı Yavuz Aslan, kamu kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. 

Programın başında Bakan Avcı, Vali Tuna,  Eskişehir Milletvekilleri Karacan ve Günay ile diğer protokol üyeleri, Yunus Emre'nin kabri başında dua etti.

Daha sonra törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi AVCI, Yunus Emre'nin, Anadolu'nun en zor zamanlarında bu topraklara ve insanlara aşıladığı bir ve beraber olma, tefrikaya düşmeme terbiyesini ve ruhunu hatırladıklarını belirterek, bu büyük öğretinin önemini bir kere daha vurguladıklarını bildirdi.

Yunus Emre’nin demek istediklerini iyi anlamak gerektiğine vurgu yapan Bakan Avcı, şunları söyledi:

"Bu niyetler, bu eylemler, kendileri için uygun her aracı bizi bölmek, parçalamak için kullandı, kullanıyor. Bazen ırkçı ve bölücü bir örgüt eliyle, bazen vahşi ve barbar bir örgüt eliyle bu planlar yürürlüğe konmak isteniyor. Biz, bütün bu kötü niyetleri, bu hevesleri 13. ve 14. yüzyılda kurulan Anadolu-İslam öğretisine sahip çıkarak, atlatacağız, atlatıyoruz. Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Hazreti Mevlana, Şeyh Şaban-i Veli gibi uluların, büyük millet büyüklerinin, birliği, beraberliği ve dayanışmayı esas alan çağrılarına uyarak, bu badireleri de atlatıyoruz. Kardeşlik ruhu, milletimizi bir arada tutan mayadır. Yunus Emre'nin yüzlerce yıldır yankılanan bu çağrılarına bugün her zamankinden daha çok kulak vermek zorundayız. Bugün bu çağrılar doğrultusuna bütün ayrılıkçı girişimlere, hep birlikte karşı koymalıyız. Eskişehir'den her yıl, milletimizin bütün fertlerini ve insanlığı Yunus Emre'nin birleştiren söylemine kulak vermeye, onun çağrısına uymaya davet ediyoruz. Eskişehirli olarak Yunus Emre'ye ev sahipliği yapmaktan övünç duyuyoruz."

Milli Eğitim Bakanı Avcı’yı Yunus Gönüllüsü bir insan olarak nitelendiren Vali Tuna ise, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Kibrin ve kinin boy vermediği ve asla yeşermediği bu topraklarda; ebedi saadete götüren mutluluğun sırlarını söyleyen Yunus Emre’yi mezarı başında rahmetle anıyor, “Gönül gözü görmeyince bu baş gözü görmeyecektir” diyen Yunus’un gözleriyle dünyaya bakabilmek ümidiyle hepinizi en kalbi hislerle selamlıyorum.

Azeri şair Bahtiyar Vahapzade; Yunus’un mezarı ile ilgili şunları söylüyor:

Bir yerde ölmüş peki niye bin yerde mezarı? 

Her gün kazılır çünkü gönüllerde mezarı

Nitekim memleketin her köşesi bağrında Yunus için bir mezar hazırlamıştır. Meçhul bir mezarın Yunus’a ait olabilme ihtimalinden bile huzur bulmuştur milletimiz. Ancak “Yunus bendedir” diyen topraklar Eskişehir’dedir. Mezarı gönüllerde her gün kazılan Yunus Emre, öyle mübarek bir zattır ki ölürken bile çoğalmıştır. Öyle ki bu çoğalma; nesiller boyu devam etmiş, onun duygu ve düşünce dünyasının anlaşılması ile devirler, zamanlar boyunca devam edecektir. Onun bir şiirinde dediği gibi biz de “Yunus’ dur benim adım” diyoruz. Onun; “sevgi” ve “gönül gözüyle bakma” davetine canı gönülden icabet ediyor, onu hayırla, rahmetle yâd etmek için huzurunda duruyoruz. 

Muhterem Hemşehrilerim,

Yunus Emre’yi anlamak; bütün yaratılmışı bir tarağın dişleri gibi eşit gören, iyiliği emredip kötülükten sakındıran değerlerimizi anlamakla eşdeğerdedir. Yunus Emre’nin sevgisinin kaynağını uzaklarda, çok uzaklarda, “Hümanizm” gibi Batı kaynaklı akım ve düşüncelerde aramak beyhudedir ve onu birkaç slogandan öteye gitmeyen ifadelerle anlatmak bizi, Yunus’un değerler dünyasından uzaklaştıracaktır. Çünkü o, sevgisinin merkezine insanı değil, Yaradan’ı getirmiştir. Yaradan’dan ötürü sadece insanı değil, bütün Yaradılmış’ı sevmiştir. Onun, gönlü Kabe’ den üstün tutan anlayışının temelinde ise yine Yaratıcı vardır. Nitekim “Biz ona şah damarından daha yakınız.” İlahi kelamını okuyan Yunus Emre, bunu Anadolu Türkçesiyle şöyle dillendirmiştir:

İstemegil Hak'ı ırak gönüldedir Hakk'a durak 

Sen senliğin elden bırak tenden içeri cândadır

Bu bakımdan Hakk’ın durağı, Allah’ın evi olan gönlü incitmemek için Yunus’un gösterdiği incelik, evin asıl sahibine olan hürmetinden ileri gelmektedir.  

Yunus Emre’nin eserlerinden yola çıkmak, onu ondan dinlemek, bunun için de onu anlamak; değerlerimizin, kültürümüzün geleceğe taşınmasında hayati önem taşımaktadır. Yunus Emre, asırları kucaklayan sözleri hakkında şöyle der:

Yûnus senin sözlerin manadır bilenlere

Söyleyeler sözünü devr-i zamân içinde

13. yy.da onun dudaklarından dökülen sesler devr-i zaman içinde bugün gönül memleketimizde hâlâ yankı buluyor. Ve devr-i zaman içinde söylenmeye devam edilecektir. Onun bu vasiyetine sadık kalarak, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında; sempozyumlar, şiir ve müzik dinletileri, Cuma hutbesi ve çeşitli konserler ile Yunus Emre’nin insanlığa yönelik sevgi, birlik ve barış davetini bu vesileyle bir kez daha tekrarlıyoruz. 

 Yunus Emre, kimseye kalmayacak bu dünyada, kalıcı olan tek şeyin sevgi olduğunu yaşantısıyla ortaya koymuştur. Bu bakımdan günümüzde dünya barışının tesisi için ve birliğimizi, dirliğimizi hedef alan, yüreklere korku salan terör karşısında, yüreklere sevgi eken Yunus Emre’nin öğretilerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır.

 “Kötülüğü en güzel bir şekilde sav” âyeti gereği düşmanlarına “gelsin kolay cümle işi” diye dua etmiş ve “Merhametiniz bütün mahlûkata şamil olmadıkça cennete giremezsiniz.” diyen Hz. Peygamber’in sünnetine uyarak yazdığı şiirlerde merhametiyle bütün mahlûkatı ve hatta düşmanını bile kucaklamıştır. “Hakk'ı gerçek sevenlere cümle ‘âlem kardaş gelir” diyor Yunus.  “Din samimi olmaktır” diyen Hz. Muhammed’e (SAV) aşkla tabi olan Yunus Emre de “Öyleyse Hakk sevgisinde samimi ise kişi, cümle âlemi kardeş bilmelidir” diyor. 

Nefret ettirmeyi değil müjdelemeyi; ayırmayı değil birleştirmeyi gaye edinmiş medeniyetimizde buhran ve bunalımların, anlaşmazlıkların, ayrılıkların, savaşın, terörün zerresinin dahi barınamayacağı bilinen bir gerçektir. Hâl böyleyken günümüzde karşı karşıya kaldığımız sorunlar, aslında; köklerimizden kopuşumuzun ve değerlerimizde çözülme yaşandığının en açık göstergesidir. Bizler köklerimize tutunduğumuz ölçüde, köklerimize tutunduğumuz kadar sorunlarımızın üstesinden gelebileceğimizi bir an bile hatırımızdan düşürmemeliyiz.

Türk Dünyası Kültür Başkentliği sürecinde de Yunus Emre’nin sözlerindeki manayı anlamak ve hayata geçirmek ümidiyle Yunus Emre ile ilgili film, belgesel, etkinlik ve projeler ürettik. Eskişehir Valiliği olarak güzel şehrimizde; alçak gönüllülüğün kibre, sabrın öfkeye, doğruluğun fesada, cömertliğin cimriliğe galip geldiği Yunus’un değerler dünyasını yeşertmeye devam edeceğiz. Onu bir kez daha rahmetle yâd ettiğimiz etkinliklerimize tüm halkımızı davet ediyor, eşiğinden eğri odunu geçirmeyecek kadar doğruluğa, Hakk’a âşık Yunus Emre’nin hemşehrilerine saygılarımı sunuyorum.

Konuşmaların ardından ilahi dinletisi gerçekleştirildi. Daha sonra Bakan Avcı, Vali Tuna, Milletvekilleri Günay ve Karacan ile beraberindekiler, Eskişehir Olgunlaştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan sergiyi gezdi.

Programdan sonra Sivrihisar Belediyesi’ni ziyaret eden Bakan Avcı, ardından Eskişehir’den ayrılarak, karayolu ile Ankara’ya gitti.

Kaynak: Ajans ve Gazeteler

01.07.2016