Asgari Ücrette Teşvik Gelecek mi? (Feti SAVRAN, Datassist Bordro Servisi Web Sitesi, 8 Aralık 2015)

Seçimlerin ardından, 2016 yılı ilk yarısında asgari ücretin 1.300,00 TL olması beklenmektedir. Konu hakkında oldukça karmaşık bilgiler mevcut olup asgari ücretin Asgari Geçim İndirimi dâhil net 1.300,00 TL olması işverenlerin işçi maliyetlerini bir anda yaklaşık %30 olarak arttıracak gibi görünüyor.

1.300,00 TL’nin İşverene Maliyeti Ne Olacak?

2016’ya sayılı günler kala, Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmaları ve yeni oluşacak Asgari Ücret tablosu merakla beklenmektedir. AGİ dâhil net asgari ücretin işverene maliyeti (herhangi bir teşvik uygulanmadan) yaklaşık 2.016,11 TL olacaktır.

5510 Sayılı Kanundan doğan %5 indirim sonrasında ise yaklaşık maliyet 1.933,82 TL olacaktır.

Türk Ekonomisi Bu Maliyetlere Hazır Mı?

Çalışma hayatının en temel yapı taşlarından birisi de ücret konusundaki politikalardır. Milyonlarca çalışanı etkileyen en önemli ücret faktörü ise, asgari ücrettir. Bilindiği gibi asgari ücretin belirlenme süreci Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun Aralık ayında toplanmasıyla başlıyor. Bu komisyon işçi sendikaları, işveren sendikaları ve Çalışma Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı, Hazine ve TÜİK temsilcilerinden oluşuyor. Komisyon, 1 Ocak ve 1 Temmuz'dan geçerli olmak üzere 6'şar aylık dönemler halinde asgari ücreti yıllık olarak belirliyor. Asgari ücret artışı, asgari ücretle çalışan sadece 5 milyon çalışanı ilgilendirmiyor. Sendikalı ya da sendikasız diğer çalışanların maaş artışlarında önemli bir gösterge kabul ediliyor.

2016 yılı asgari ücreti, yukarıda bahsettiğimiz gibi net 1.300,00 TL olursa, 2015 yılı asgari ücretin netine göre yaklaşık %30 tutarında bir artış gösterecektir. Bu durumda işçilik maliyetleri işverenler açısından %30 tutarında artacaktır. Tabi bu durum bütün işçiler açısından %30’luk bir zam olarak algılanmamalıdır. Ama birçok işveren yıllık zam oranı artışlarında, taban ücretini de dikkate almaktadır. Bu durumda asgari ücretin üzerinde ücreti olanlar da, asgari ücretin bu denli yüksek bir miktarda artmasından olumlu etkilenecektir.

İşveren Teşvik Bekliyor

Asgari ücretin bir önceki yıla göre yaklaşık %30 oranında artabileceğini yukarıda dile getirmiştik. Bu durumda işçilik maliyetleri yükselecek ve işverenleri zor durumda bırakabilecektir. Mevcut koşullar ele alındığında, asgari ücret ile çalışan bir kişinin işverene maliyeti 2015 yılında yaklaşık olarak 1.500,00 TL iken 2016 yılında ise, 5 puanlık teşvik indirimi uygulandığında, 1.935,00 TL olarak karşımıza çıkacaktır. Bu da işçi başına 435,00 TL’lik bir artışa neden olacaktır.

Asgari ücretin bu denli bir artış göstermesi, ülkemizdeki hayat standartları açısından düşünüldüğünde çok yerinde bir karar olduğu ve geçim sıkıntısını bir nebze de olsa hafifletmesi yönünden oldukça yerinde bir karar olacaktır. Ama buradaki işçi başına maliyet artışının ise işverenleri düşündürdüğü de bir gerçek. İşverenler bu artışa ne kadar hazır? İşverenler bu derece önemli bir artış karşısında Devletten teşvik, indirim veyahut muafiyet beklemektedir.

İlk akla gelen, 5 puanlık işveren maliyeti indiriminin yanında ek olarak işverenlere %2 veya %3 oranında işveren maliyeti indirimi gelebilir. Bunun dışında işverenlere vergi indirimi de gündeme gelebilir. Sosyal güvenlik politikası olarak ileride uygulanacak muhtemel meslek kodları taban ücretinin bir ön adımı olarak sektörel bazda işveren maliyetini azaltabilecek politikaların gündeme gelme ihtimali de bulunmaktadır.

Kayıtlı İstihdamı Teşvik Projeleri Genişletilebilir

Taban ücretteki bu denli artışların, işveren için önemli bir gider kaleminde yüksek oranlı bir artışa neden olacağına yukarıda değindik. Burada korkulması gereken husus, asgari ücretli bir çalışanın işverene maliyetinin bu denli yüksek bir oranda artması, kayıt dışı çalışmayı arttırıp arttırmayacağıdır. Devletin işverenler üzerindeki bu baskıyı kırması ve kayıtlı istihdamı teşvik projelerini geliştirmesi gerekmektedir. AB fonları ve Hazine teşvikleri işveren maliyetini düşürmek ve kayıtlı istihdamın teşviki adına önemli bir rol oynayacaktır.

Yeni Hükümetin kurulması ile birlikte Yasa Koyucunun çözüme kavuşturacağı sorunlardan birisi de asgari ücretin 1.300,00 TL olması ile birlikte artacak olan işveren maliyetinin yansımalarını kontrol ederek uygun politikalar doğrultusunda yasal düzenlemeler yapmaktır.

Devletin Alacağı Sosyal Güvenlik Primleri ve Gelir Vergisi de Artacak

2015 yılının ikinci yarısında asgari ücretle çalışan bir sigortalıdan yaklaşık olarak 424,00 TL sosyal güvenlik primi ve 82,00 TL gelir vergisi alınıyor iken 2016’da asgari ücretliden sağlanan toplam sosyal güvenlik primi yaklaşık olarak 540,00 TL’ye, gelir vergisi ise 100,00 TL’ye kadar çıkacaktır. Bu durumda 5510 Sayılı Kanuna göre çalışan 4/a ve zorunlu sigortalı ve isteğe bağlı sigortalı primi ödeyen 4/b sigortalılarının sosyal güvenlik primlerinde yaklaşık 126,00 TL’lik bir artış olacaktır. Aynı zamanda asgari ücretliden alınan vergide ise yaklaşık 18,00 TL’lik bir artışla karşılaşılacak.

SGK İdari Para Cezaları da Artacak

Çalışma hayatının önemli yapı taşlarından birisi de 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur. 5510 Sayılı Kanun, işverenlere önemli ölçüde yükümlülük yüklemiştir ve bu yükümlülüklere uymayan işverenler yine 5510 Sayılı Kanunun 102. Maddesi doğrultusunda idari para cezaları ile karşı karşıya kalmaktadır. 5510 Sayılı Kanuna istinaden, işyeri bildirgesinin süresinde ve usule uygun verilmemesi, sigortalı işe giriş bildirgesinin süresinde ve usule uygun verilmemesi, Aylık Prim ve Hizmet Belgesi’nin (APHB) süresinde ve usule uygun verilmemesi, yasal olarak tutulması zorunlu kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi veya ibraz edilen belgelerin usule uygun düzenlenmemesi, asgari işçilik incelemesi ile ilgili istenilen bilgi ve belgelerin süresinde ve tam olarak verilmemesi gibi birçok alanda çeşitli miktar ve tutarlarda, fiilin işlendiği tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplanarak idari para cezaları yansıtılmaktadır.

Örneğin; 15.01.2016 tarihinde işe başlayan bir çalışanın sigortalı işe giriş bildirimlerinin yapılmadığı, sosyal güvenlik denetmenlerinin 20.01.2016 tarihli denetimi sonrası tespit edilmiştir. İstisnalar dışında sigortalı işe giriş bildirgesi, kişinin işe başlamasından bir önceki günün sonuna kadar verilmek zorundadır. Anılan denetim sonucunda, bir sigortalının Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalı işe giriş bildiriminin, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca tespit edilmesi üzerine, ilgili işyeri hakkında 5510 Sayılı Kanunun 102. Maddesinin (a) bendinin 2 numaralı alt bendine istinaden, mevcut asgari ücretin 2 katı üzerinden idari para cezası uygulanması gerekmektedir.

Bu durumda 2016 Ocak ayı asgari ücretin brüt tutarı, 1.645,00 TL (yaklaşık) olarak aldığımızda, anılan işyerine 3.290,00 TL idari para cezası uygulanacaktır. Aynı fiil 2015 Aralık ayında işlenmiş olsa idi; 2015 Aralık ayı brüt asgari ücret 1.273,50 TL olduğu için, anılan işyerine 2.547,00 TL idari para cezası uygulanacak idi. Bu durumda işveren aynı fiilden, 2015 ikinci dönemi ile 2016 ilk dönemi arasında yaklaşık 743,00 TL’lik bir İdari Para Cezası tutar artışı ile karşılaşacak.

Yazımızın sonunda tekrar hatırlatmak gerekirse, asgari ücrette meydana gelecek olan %30’luk bir artış ülkemiz geçim standartları düşünüldüğünde “yetmez ama iyi olacak” düşüncesini aklımıza getirmektedir. Özetle yazımızda; asgari ücret tutarının geçim sıkıntısı çeken milyonlarca asgari ücretli çalışan vatandaşlarımıza sağlayacağı fayda açısından önemini bilmekteyiz. Aynı zamanda asgari ücretin işveren maliyetine etkisi ve Devletimizin bu maliyetleri ne derece minimumda tutabileceği anlatılmıştır. Kayıt dışı istihdamın ve dolayısı ile kayıt dışı ekonominin önlenmesi açısından, 2016 yılı için asgari ücret konusunda işveren maliyetini azaltacak politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Feti SAVRAN
Sosyal Güvenlik Denetmeni / İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı

 

08.12.2015