İş dünyası ve ekonomistlerin gözünden Türkiye’nin büyüme performansı (Dünya Gazetesi-Ekonomi, 10 Eylül 2014)

İSTANBUL - Gayri safi yurtiçi hâsıla (GSYH) bu yılın ikinci çeyreğinde iç talepte yavaşlama ve özel sektör yatırımlarındaki daralma nedeniyle beklentilerin altında yüzde 2.1 büyürken, ekonomistler verinin Merkez Bankası (TCMB) üzerinde faiz indirim baskısını artırabileceğini belirtiyor.

GSYH ikinci çeyrekte net ihracatın katkısıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 2.1 büyüdü ancak iç talepte yavaşlama ve özel sektör yatırımlarındaki daralma nedeniyle yüzde 2.65 olan beklentilerin altında kaldı.

TÜİK verilerinden bankacıların yaptığı hesaplamaya göre yılın ikinci çeyreğinde büyümeyi net ihracat 2.9 puan, yurtiçi tüketim 0.3 puan, devletin nihai tüketim harcamaları 0.3 puan yukarı çekerken, özel yatırımlar büyümeyi 0.9 puan, stok değişimleri ise 0.4 puan aşağı çekti. Devletin yatırım harcamaları ise katkı sağlamadı.

TİM Başkanı BÜYÜKEKŞİ: Özel sektör yatırımlarına ağırlık verilmeli

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, büyümenin ana kaynağının ilk çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de ihracat olduğuna dikkat çekerek, güçlenen sanayi rakamları ile yılın ikinci yarısında genel büyüme verilerinin daha iyi olacağını beklediklerini söyledi. Yılsonunda yüzde 3 ile 4 bandında bir büyüme beklediklerini belirten Büyükekşi, "Büyüme verilerinde yatırımların azalmasına dair sinyallerin önemle dikkate alınmasını ve bilhassa sanayi üretiminin canlanmasına dair özel sektör yatırımlarına ağırlık verilmesi gerektiğine inanıyoruz. İhracattaki yükseliş trendinin yılın geri kalanında sürmesini bekliyoruz, jeopolitik riskler barındıran bölgelerde de bir normalleşme öngörüyoruz. Dolayısıyla ihracatın büyümeye yaptığı pozitif katkının artarak devam etmesini öngörüyoruz" dedi.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı BAHÇIVAN: Ciddi bir makas değişikliği gerek

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Erdal Bahçıvan, ikinci çeyrek büyüme Türkiye'nin son 10 yıldır büyüme yolunda sırtını dayadığı sektörlerin rollerini tamamladığını ortaya koyduğunu belirterek, "Türkiye, artık daha yüksek düzeyde büyümek için ciddi bir makas değişikliğine, yani sürdürülebilir bir büyüme için sanayiye ve üretime yönelmek durumundadır" ifadesini kullandı.

Bugün sürdürülebilir bir büyüme hikâyesine ve bu hikâyeyi yaratacak yeni bir aktöre ihtiyaç duyulduğuna dikkati çeken Bahçıvan, "Bu aktörün de sanayi, yani üretim olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız" değerlendirmesinde bulundu.

ASO Başkanı ÖZDEBİR: Büyüme modelimizi gözden geçirmeliyiz

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ikinci çeyrek büyüme verilerinin uyarılarının haklılığını gösterdiğini belirterek, "Bu durum, büyüme modelimizi gözden geçirme ihtiyacını açıkça ortaya koymaktadır" ifadesini kullandı.

İkinci çeyrekte sanayideki üretim artışının düşük olması nedeniyle düşük bir büyüme beklediklerini ancak dış ticaretin olumlu bir sürpriz yapabileceğini düşündüklerini ifade eden Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, net ihracatın büyümeye pozitif katkı yapmasına rağmen bu etkinin çok fazla olmadığı için bu beklentinin gerçekleşmediğini bildirdi.

Küresel ekonomiyle Türkiye'nin de düşük büyüme dönemine girme riskinin bulunduğuna işaret eden Özdebir, özel sektör yatırım harcamalarındaki düşüşün, yatırım şevkini korumanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu savundu. Açıklanan verilerin, bu konudaki uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Özdebir, şunları kaydetti:

"Bu durum, büyüme modelimizi gözden geçirme ihtiyacını açıkça ortaya koymaktadır. Birbirimize ev yaparak zenginleşemeyiz. Bu nedenle öncelikle kıt kaynaklarımızı rant fırsatlarına değil, üretime ve yatırıma yöneltmemiz gerekmektedir. Şimdi önceliğimiz, üretim ve yatırım ortamını iyileştirecek ve sanayileşmemizin önünü açacak, sanayicinin kar etmesini sağlayacak yapısal reformlar olmalıdır."

Dünya Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı BAN: Yılsonunda yüzde 4'e yakın büyüme sağlanabilir

Dünya Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı ve Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban, büyüme rakamının beklentileri karşılayamamasının altında bazı nedenlerin olduğuna dikkati çekti. Ban, bunlardan en önemlilerinin parasal sıkılaşma, makro ihtiyati tedbirlerin gecikmeli etkisi, yavaşlayan AB ekonomisi ve jeopolitik gerginliklerin etkisi şeklinde sıralanabileceğini bildirdi.

Rakamların ayrıntılarına bakıldığında yüzde 2,1'lik büyümenin büyük bir kısmının dış talep kaynaklı olduğu ve yurt içindeki yatırımların daraldığının ortaya çıktığını anlatan Ban, şunları kaydetti:

"Yani, özel sektör yatırımlarının daralıyor olması büyüme seviyesi üzerinde aşağı yönlü baskı meydana getiriyor. Yatırımların zayıflamasındaki ana etken olarak karşımıza faiz oranlarının olması gerekenden yüksek seviyelerde olması çıkıyor. Diğer taraftan, ikinci çeyrekte büyümeye en büyük katkıyı yüzde 5,5 ile ihracat yapmış olsa da özellikle Avrupa'nın yavaşlıyor olmasının yanında Ukrayna ve Irak bölgelerindeki gelişmeler ihracat konusunda temkinli olmamız gerektiğine işaret ediyor.

Yılın ikinci çeyreğindeki büyüme düzeyi beklentilerimizi karşılamamış olsa da 3. ve 4. çeyreklerle birlikte öngörülen seviyelerin yakalanacağını ve yılsonunda ekonomimizde yüzde 4'e yakın bir büyüme sağlanacağını düşünüyorum."

Burgan Yatırım Baş ekonomisti Haluk BÜRÜMCEKÇİ: Özel yatırımlar ve stok azalışı büyümeyi azaltan ana unsurlar

Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, yurtiçi tüketimin zayıflığını koruduğunu, büyümeyi ise dış talebin sürüklediğini belirterek, önceki çeyrekte olduğu gibi özel yatırımlar ve stok azalışının büyümeyi azaltan ana unsurlar olduğunu söyledi.

Bürümcekçi, "İhracatın Temmuz-Ağustos döneminde Irak pazarındaki problemler ve euro bölgesindeki yavaşlama nedeniyle ilk yarıya göre önemli boyutta hız kestiği izleniyor. Buna karşılık, TCMB faiz indirimleri öncülüğünde finansal koşullarda gözlenmeye başlanan gevşemenin gecikmeli olarak iç tüketim ve yatırım eğilimine destek vermesi beklenebilir. Yüzde 3 düzeyinde olan 2014 yılı tahminimiz için risklerin dengeli olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Finansbank Ekonomisti Gökçe ÇELİK: TCMB üzerindeki faiz indirme baskısı artabilir

Finansbank Ekonomisti Gökçe Çelik, "Daha yavaş büyüme TCMB üzerindeki faiz indirme baskılarını artırabilir. Buna karşılık enflasyon görünümü, jeopolitik riskler ve global likidite koşulları net bir şekilde bunun tam tersi bir gereksinime işaret ediyor. Gelecek haftaki Fed açıklamaları piyasa algısını rahatlatmazsa TCMB daha fazla faiz indirimi için aradığı fırsatı bulamayacaktır" dedi.

UBS Stratejisti Manik NARAİN: Manşet veri hayal kırıklığı yarattı

UBS Stratejisti Manik Narain, GSYH verisinin "sıkıntılı" olduğunu belirterek, "Türkiye bütün gelişmekte olan piyasalar arasında en büyük kredi/GSYH büyümesini gördü ancak bunun büyümeye yansıması oldukça sınırlı ve yatırımlardaki büyümenin GSYH'ya katkısı gerilemeye devam ediyor. Manşet veri hayal kırıklığı yarattı. Alt kırılımlar da sağlıklı değil ve bu TCMB'nin para politikasını sıkılaştırmakta tereddüt etmesine neden olabilir" dedi.

10.09.2014